Yazılar

google-penguen-güncellemesi

Google Güncellemesi Sonrası SEO

Google’ın algoritma güncellemesine gitmesiyle birlikte neredeyse tüm webmasterları ve site sahipleri ciddi bir korku alırken, yeni algoritmayla birlikte herkes web sitesinin arama sonuçlarında hangi sıralarda yer aldığını araştırmaya koyuldu. Köklü bir değişim olarak şuan itibarıyla dünya genelinde Google üzerinden yapılan aramaların %90’ında kullanılan algoritma, geleceğin internet dünyasına uyum sağlamayı hedefleyen önemli bir geçiş sürecinin başlangıcı. Mobil teknoloji sayesinde insanların Google aramalarını sesli olarak yapması algoritmanın da dil kullanımının kompleks yapısına yanıt verebilecek özelliklere sahip olmasını gerektirirken, bir yandan da insanların arama alışkanlıklarının değişimi bu güncellemenin kaçınılmaz hale gelmesine neden oldu. Kısa terimlerle yapılan aramalarda birçok kullanıcının aradığı içeriğe ulaşamadığını ve daha uzun arama terimleriyle yeniden arama yaptığını fark eden Google, yeni algoritmasıyla anahtar kelimeye endeksli backlink çalışmalarının da adeta tarih olmasına neden oldu. Geleceğin SEO çalışmalarını bugünden şekillendirmeye başlayan yeni algoritmayla birlikte Google sorgularında üst sıralarda yer almak isteyen web sitelerinin kendini yepyeni bir döneme hazırlaması gerekiyor.

 

Anahtar Kelimeler ve Sıralama Mantığıgoogle-logo

Uzun zaman boyunca uzun anahtar kelimeler (Long Tail Keywords) dijital pazarlamacılar ve özellikle de SEO hizmeti veren firma ya da kişiler için düşük arama hacimleri nedeniyle önemsiz ayrıntılarken, Google’ın yeni algoritmasıyla birlikte tüm bu algı değişiyor. Google üzerinden yapılan aramalarda kullanıcıların ne derece kompleks terimler kullanırsa doğru orantılı olarak daha kaliteli içeriğe ulaşmasını hedefleyen Google, yeni algoritmasını da oldukça kompleks arama terimlerini algılayabilecek ve bu doğrultuda en tutarlı sonuçları sunabilecek şekilde geliştirdi. Ayrıca Google uzun süre boyunca yaptığı incelemelerde arama motoru kullanıcılarının karşısında yapay bir zeka varmışçasına doğrudan soru yönelterek arama yaptığını ve Google’dan öneriler talep ettiğini gördü. Bu da yeni algoritmanın oldukça uzun soru cümlelerine başarılı bir biçimde yanıt verebilecek kadar kompleks bir yapıya sahip olmasını sağladı. Kullanıcıların daha tutarlı sonuçlara ulaşması için daha uzun arama terimleri kullanmasını tavsiye eden Google, algoritma güncellemesiyle birlikte SEO ve pazarlama odaklı tüm stratejilerin de değişmesine neden oldu. Çoğu zaman birkaç kelimelik aramalarla birbirinden son derece ilgisiz web sitelerini üst sıralarda görebilen kullanıcıların bu durumdan şikayet etmesi üzerine Google da algoritmasının çoklu kelime kullanımına endekslemeye başladı. Bu doğrultuda yapılan kompleks bir aramada algoritma artık mümkün olduğunca fazla verinin bulunduğu içeriklere öncelik verirken, bu doğrultuda sıralama mantığını da “içerik sağlayıcının güvenilirliği” üzerine kurguladı. Yayıncının internet kaynakları ne derece verimli kullanabildiği ve paylaşımlarının kullanıcılar tarafından ne derece takip edildiği, yeni algoritma için web sitesinin güvenilir derecesi belirlerken temel referanslar oluyor.

 

Web Sitelerinin Güvenilirliğigoogle-site-güvenliği

Yeni algoritmanın uzun arama terimlerine dahi oldukça tutarlı sonuçlar sunabilmesinin hedeflenmesi üzerine Google web sitelerinin tutarlılığının belirlenmesindeki mantığı da ciddi manada değiştirdi. Bu doğrultuda içerik yayıncısının sosyal medyadaki etkinliği büyük önem kazanırken, web sitesinden çıkan linkler ile internet kullanıcılarından alınan geribildirimler (feedback) arasındaki denge daha da önemli hale geldi. Sosyal medyanın aktif bir biçimde kullanılması dendiğinde sürekli olarak Facebook ve Twitter hesaplarından paylaşım yapmak akla gelse de, yapılan paylaşımlardan pozitif geribildirim alınamaması halinde algoritmanın web sitesine ceza kesmesi de mümkün. Zira sürekli olarak gerek yayınladığı içerikteki belirli anahtar kelimelerden gerekse de sosyal medya araçlarından sürekli olarak link paylaşımı yapan web sitelerinin paylaşımı arttıkça, internet kullanıcılarından aldığı geribildirimin de artması gerekiyor. Aksi olması durumunda yeni algoritma, bu tür adeta kendi kendine link paylaşan sitelere faturayı arama sonuçlarında kesiyor. Web sitelerinin sosyal medya araçlarındaki paylaşımlarının ne derece beğenildiği, bu paylaşımlarla alakalı yapılan tartışmalar, sosyal medya kullanıcılarının web sitesinin yayınlarını kendi çevresiyle paylaşması gibi unsurlar yeni algoritmada üst sıralarda yer almak isteyen bütün web sitelerinin bilhassa dikkat etmesi gereken unsurlar haline geldi. Sosyal medyanın geçmiş dönemde de SEO odaklı çalışmaları pozitif yönlü etkisi bulunduğu bilinse de, bu güncelleme ile bu etkinin boyutu çok daha gelişti. Ayrıca içerik yayıncılarının sadece metin yayınlaması ve bu metinlerden ilgili domainlere link çıkması da artık yeni algoritma için yeterli olmamakta, başta Youtube olmak üzere görsel etkileşim kanallarından da olumlu geribildirim almak için kapsamlı çalışmalar yapılması gerekmekte.

 

SEO Çalışmalarının Merkezi Google Plus google-plus

Yeni algoritma, web sitelerinin güvenilirliğini derecelendirirken artık yayıncının dijital kimlik kartı manasına gelen Google Plus hesaplarının yönetimini de ciddi derece önemsiyor. Ülkemizde birçok internet kullanıcısının hala bir Google+ hesabı bulunmamakta, çoğu tüzel ve gerçek kişi ise var olan hesaplarıyla pek fazla ilgilenmemekte. Ancak yeni algoritmanın devreye girmesinin ardından kendisini ilgilendiren Google aramalarında üst sıralarda yer bulmak isteyen herkesin artık Google+ hesaplarını etkin biçimde kullanması gerekiyor. Tıpkı söz konusu sosyal medya olduğunda yeni algoritma geribildirime önem verirken, Google Plus hesaplarının da kullanıcı etkileşimi azami düzeye çıkarak şekilde kullanılmasını istiyor. Bu doğrultuda içerik yayıncısının sürekli olarak Google Plus hesabından link paylaşımı yapması ancak bu paylaşımlar hakkında yorum yapılmaması, çok az kullanıcının paylaşımları +1’lemesi, web sitesinin içeriğinin kullanıcılar tarafından paylaşılmaması negatif yönlü bir etkiye sebep oluyor. Google dünya genelinde 15. yaşına istinaden devreye soktuğu bu yeni algoritmasıyla birlikte Google Plus markasının dijital dünyadaki öneminin daha da artmasını sağladı. Zaten dünya devi markanın Google+ uygulamasından hemen vazgeçeceği ve popüler olmadığı diye hesapların aramalar üzerindeki etkinliğini azaltacağını düşünmek abesle iştigal olurdu. Nitekim yeni algoritma için Google Plus hesapları, “arama sonuçlarının iyileştirilmesi” için başvurulan temel kaynaklardan birine dönüşüyor. İçerik yayıncısının Google+ hesabında yaptığı paylaşımların kaç kişi tarafından +1’lendiği, bu paylaşımların ne boyutta tartışmalara neden olduğu, kullanıcıların web sitesinin paylaşımlarını kendi sosyal çevresiyle paylaşması arama sonuçlarını da ciddi derecede etkiliyor. Ancak yeni algoritma bunlar dışında web sitelerinin Google Plus gruplarındaki üyeliklerini, bu gruplardaki tartışmalarda ne derece faal olduğunu, grup üyelerinin yönelttiği sorularla ilgilenerek faydalı cevaplar yazıp yazmadığını dahi önemsiyor. Yani Google Plus profillerinin etkin kullanımından bahsedilirken, gerçek anlamda hesap sakinlerinin aktif olmasını istiyor. Etkinlik artıkça ve en önemlisi de bu artışla paralel olarak geribildirim alındıkça, algoritmanın bir güvenilirlik referansı olarak başvurduğu Google Plus hesabı da web sitesinin Google sıralamalarında ciddi derece yükselmesine yardımcı oluyor.

 

Tüm bu değişimlerin ardından SEO çalışmalarında kullanıcıların arama terimlerini hangi maksatla kullandığının doğru şekilde saptanması ve bu doğrultuda içerik üretilmesinin de önemi artıyor. Ayrıca Google Plus, Youtube, Facebook, Twitter ve diğer popüler araçların da geribildirim esasına bağlı olarak kullanılmaması durumunda web sitelerinin özellikle yoğun rekabet yaşanan kelimelerde üst sıralarda yer alması mümkün değilmiş gibi görünüyor.

google-plus-logo

Arama Sonuçlarının İyileştirilmesinde Google+ Etkisi

Beklenen algoritma değişiminin ardından Penguen artık web sitelerinin ve yayınladıkları içeriğin kalitesini belirlemek için eskiye nazaran çok daha fazla referans noktasına başvurmakta, geçmişte dikkate alınan referansların sıralamalara olan etkisi de değişmekte. Google daha önce birçok kez internet kullanıcının dijital nüfuz cüzdanı olarak gördüğü Google Plus’tan kolay kolay vazgeçmeyeceğini söylemiş olsa da, yeni algoritmaya kadar çoğu webmaster Google+ hesaplarının etkin şekilde yönetimine fazla önem vermiyordu. Nitekim ülkemizde hala çoğu internet kullanıcısının bir Google+ hesabı bulunmazken, en az bir o kadar kişi de var olan Google+ hesabıyla fazla ilgilenmiyor. Oysa Google Penguen 2.1 güncellemesinin ardından arama motoru içerik kalitesini ve dolayısıyla bu içeriğin yayınlandığı web sitesinin kalitesini belirlemede, Google Plus hesaplarındaki aktiviteyi dikkate alıyor. Google, Google+ hesaplarının “arama sonuçlarının iyileştirilmesinde başvurulan temel bir referans noktası” olduğunun altını çiziyor. Buysa Penguen 2.1 güncellemesinin ardından yayınlanan içeriğin arama motoru tarafından kaliteli olarak kabul edilmesi için mutlaka ama mutlaka Google+ hesaplarının etkin bir şekilde kullanılması gerektiği anlamına geliyor.

 

+1’ler Arama Sonuçlarının İyileştirilmesinde Doğrudan Etkiligoogle-plus-logo

Google Plus kullanıcıları ve SEO ile uzaktan veya yakından ilgilenen herkesin aklında uzunca bir süredir, +l’lerin Google aramalarıyla ne derecede ilişkili olduğunda dair soru işaretleri bulunuyordu. Bu soru işaretlerine yeni güncellemeden sonra bir açıklık getirmek gerekirse, yapılan çalışmalarla Google+ hesabı üzerinden yapılan paylaşımların +1’lenme oranı ile Google sorgularındaki sıralama arasında yakın bir ilişki bulunduğu şüpheye yer vermeyecek biçimde ortaya çıktı. Dolayısı ile artık Google+ hesabı üzerinden yapılan herhangi bir içerik veya link paylaşımının kaç kişi tarafından +1’lendiğinin arama sonuçlarının iyileştirilmesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olup olmadığının değil, bu etkinin hangi boyutta olduğunun tartışılması gerekiyor. Pengueni memnun etmek isteyen web sitelerinin artık kesinlikle Google Plus hesaplarını etkin bir biçimde yönetmeye odaklanması gerekiyor. Google+ hesaplarındaki etkinliğin sosyal medya araçlarını faal bir biçimde kullanmakla eşdeğer düzeyde önemli olduğunu söyleyenler bulunmasına rağmen en azından şuan için Google Plus’ın SEO çalışmalarına hangi yüzdeyle etki ettiğini söylemek mümkün değilmiş gibi görünüyor. Son günlerde arama motoru optimizasyonuyla ilişkili Google+ topluluklarında bu konuda binlerce farklı tartışma konusu açılmakta ve bu tartışmalara yapılan yorumlar incelendiğinde tanınmış sitelerle çalışan yabancı SEO uzmanlarının dahi söz konusu etkinlik yüzdesi olduğunda farklı görüşlere sahip olduğu görülmekte. Ancak yine de herkesin fikir birliğine vardığı noktaysa, artık Google+ hesabını aktif bir biçimde kullanmayan web sitelerinin uzun vadede Google aramalarında üst sıralarda yer bulmasının çok daha zor olacağı yönünde.

 

Google+ Hesaplarının Etkin Kullanımıgoogle-plus

Penguen artık Google sorgularında “uzun vadeli” olarak kendine üst sıralarda yer bulmak isteyen web sitelerinin Google+ hesaplarını etkin bir şekilde kullanmasını istese de, tam da bu aşamada Google Plus hesabındaki etkinliğe dikkat edilmesi gerekiyor. Zira durmaksızın Google+ hesabı üzerinden içerik ve link paylaşan web sitelerinden yaptığı paylaşımla doğru oranda pozitif yönlü geribildirim (feedback) alması isteniyor. Yani Google+ hesabının etkili bir biçimde kullanılmasının sürekli olarak paylaşım yapmak olduğunun zannedilmesi ve bu paylaşımların da beklenen geribildirimleri almaması, web sitesinin etkili bir SEO çalışması yapmak isterken bizzat kendi bindiği dalı kesmesi anlamına gelebilir. Google+ hesabı üzerinden her gün onlarca değil, haftada sadece tek bir tane dahi paylaşım yapan bir web sitesinin yaptığı bu paylaşımın yüzlerce kullanıcı tarafından +1’lenmesi ve paylaşıma yüzlerce yorum yapılması halinde arama sonuçlarında hızla yükselmesi mümkün. Yani bu şekilde az ancak internet kullanıcılarının ilgisini çeken paylaşımlar yaparak dahi son derece etkili bir SEO çalışması yapılması mümkün. Google+ hesapları kullanılırken tıpkı sosyal medya araçlarının kullanımında olduğu gibi, yapılan paylaşımla geribildirim arasındaki ilişkiye bilhassa dikkat edilmesi gerekiyor.

 

Google+ Topluluklarının Önemi google-plus-hashtag

Bütün bunların dışında yeni algoritma kullanıcıların Google Plus hesaplarını aktif bir şekilde kullanmasını isterken, bu da sadece paylaşım yapmak olarak tanımlamıyor. Kullanıcının hangi Google+ topluluklarına üye olduğunu ve bu topluluklarda tabiri caizse sazı ne derece eline aldığına bakan algoritma, kullanıcıların Google+ topluluklarındaki tartışmalarda faal bir şekilde rol almasını da talep ediyor. Farklı topluluklardaki üye sorularını içtenlikle yanıtlayan kullanıcılar zaten diğer üyelere yardımcı olduğu için yine dönüp dolaşıp +1 alacağından, aslında Google+ topluluklarına biraz dahi olsa zaman ayrılması son derece yararlı olacaktır. Topluluk üyelerinin sorularına açıklayıcı ve yararlı olmayı hedefleyerek cevap veren kullanıcıların cevapları diğer kullanıcılar tarafından paylaşılacak, bu sayede sadece sitenin linklerini paylaşarak +1 peşinde koşmakla uğraşılması da gerekmeyecek. Özellikle sürekli link paylaşımı yapmadan mümkün olduğunca +1 toplamanın ve bu sayede organik bir SEO çalışması yapmanın peşinde olanların, Google+ topluluklarında etkin olmaya çalışmasında çok büyük fayda var. Ayrıca bu topluluklarda SEO ya da herhangi bir konuda merak edilen konularda sorular sorulabilir ve bu sayede de hatırı sayılır miktarda +1 elde edilebilir. Bu açıklamaya örnek olması açısından paragrafın başına koyduğum görselle, kendi Google+ hesabımla üye olduğum bir toplulukta sorduğum sorunun kısa bir süre içinde nasıl +1 toplandığına dikkat çekmek istiyorum. Yani sadece Google+ topluluklarında üyelerin sorularına yanıt vermeye odaklanmadan üyelerin ilgisini çekebilme potansiyeline sahip, güncel konularla ilgili yöneltilen sorularla da +1 toplamak mümkün. Özellikle paragraf başındaki görselde de görüldüğü gibi, yönelttiğiniz bir soru dahi olsa Hashtag kullanmaya da dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Google+ hesaplarında yapılan paylaşımlar, yöneltilen sorular ya da verilen cevaplarda Hashtag kullanımı daha fazla ilgi çekmenizi ve dolayısı ile daha fazla +1 toplama şansına sahip olmanızı sağlayacaktır.

google-penguen-güncellemesi

Google Güncellemesi Neleri Değiştirdi?

google-penguen-güncellemesiKısa süre içinde dünya genelinde devreye giren Google’ın yeni algoritmasının artık Google üzerinden yapılan küresel aramaların %90’ında görev başında olduğu açıklandı. Geleceğin SEO dünyasını bugünden şekillendirmek üzere oldukça köklü bir değişimin habercisi olan bu Penguen 2.1 güncellenmesi, Google’ın 15. doğum gününe istinaden Hummingbird ismiyle lanse edildi. Google kullanıcılarının mobil teknoloji sayesinde arama motoru üzerinden yaptığı sorgularda ses kullanması, sosyal medya etkinliğinin artması ve bilhassa markanın Google Plus kullanımını teşvik etmesiyle birlikte SEO adına yapılan çalışmaların da rotası değişti. Dijital pazarlama stratejilerini oluştururken de farklı bir zihniyet takınılmasını gerektiren bu algoritma değişimi, “kaliteli içerik ve güvenilir içerik sağlayıcısı” tanımlarının da değişmesi anlamına geliyor. Kısa süre içinde tüm Google sorgularının değişmesine ve birçok web sitesinin onlarca sayfa düşmesine veya çıkmasına neden olan algoritma güncellemesi, birçok webmasterda da kısa süreli bir paniğe sebep oldu. Şuan için hala genel olarak kimse hangi alanların Google sıralamalarına yüzde olarak nasıl bir etkide bulunduğunu söylemiyor olmasına rağmen açıklamaların ardından geleceğin SEO dünyasında nelere dikkat edilmesi gerektiği de ortaya çıkmaya başladı.

 

Şematik Aramalarla Daha Tutarlı Sonuçlar

google-aramaYapılan araştırmaların ardından Google artık kısa aram terimleri kullanarak doğrudan istenen içeriğe ulaşılmasını sağlayan anahtar kelime (keyword) mantığında köklü değişimlere gitti. Dünya genelindeki Google kullanıcılarının birkaç kelimeyle arama yapmayı tercih etmesi durumunda tatmin edici içeriğe ulaşamadığını ve arama motoruna geri dönerek bu kez daha uzun terimlerle yeniden arama yaptığını fark eden Google, algoritmasının da daha kompleks sorguları tanımlayabilecek ve tutarlı yanıtlar sunabilecek hale dönüşmesini sağladı. Bu doğrultuda yeni algoritmayı kullanan Google kullanıcılarına; ne kadar kaliteli içeriğe ulaşmak istiyorlarsa o kadar kompleks arama terimleri kullanmaları tavsiye ediliyor. Yani yeni algoritma arama sonuçlarının iyileştirilmesinde, yapılan aramanın kompleks bir yapıya sahip olup olmamasına bakıyor. Tüm bu değişimin SEO ve dijital pazarlama stratejilerini ilgilendiren bölümü ise geçmişte çok düşük arama potansiyeline sahip olduğu için önemsenmeyen uzun kuyruklu anahtar kelimelerin (Long Tail Keywords) artık çok ama çok önemli olduğu. Google kullanıcıları daha kompleks arama terimleri kullanarak daha da kaliteli içeriğe ulaşabileceğinden, kısa bir süre içinde Google kullanıcılarının da arama alışkanlıklarında köklü değişimler olacak. Günümüz itibarıyla zaten pek çok kullanıcı aramalarında istediği içeriğe ulaşamadığından dert yanmakta, bu sorunlarla karşılaşmak istemeyenlerin bir ya da iki kelimelik terimlerden ziyade daha kompleks arama terimlerini kullanması gerekecek.

 

Konum Odaklı Arama Sonuçları

google-haritaYeni algoritmanın arama sonuçlarını iyileştirmek için başvurduğu temel referanslardan biri de, Google kullanıcısının bulunduğu konum. Zira Google tarafından uzun zamandır yapılan analizlerde, kullanıcıların oldukça büyük bir bölümünün arama motorunu direk muhatap alarak “soru ifadeleriyle” arama yaptığı görüldü. İnternet kullanıcıları Google Arama Motoruna yönelttiği sorularla bireysel ve ticari ihtiyaçlarını karşılamak üzere ideal alternatiflere ulaşmak istiyor. Bu sebeple yeni algoritma hazırlanırken Google, kullanıcının arama motoruna yönelttiği soruya ideal cevabın ancak kişinin bulunduğu konumu da referans alarak sunulabileceğini fark etti. Dolayısı ile artık kullanıcılar Google’a birkaç kelime ile “İstanbul sinema salonu” yazmak yerine; “İstanbul’daki en yakın sineme salonu nerede/hangisi?” şeklinde doğrudan soru cümleleri yöneltecek ve algoritma da daha kompleks yapıları algılayabildiğinde kişinin konumuna göre sonuç sunabilecek. Aynı sorgusu il ifade kullanmadan “En yakın sinema salonu nerede?” şeklinde yönelten iki farklı şehir sakininin karşılaştığı sonuçlar da birbirinden tamamen farklı olacak. SEO çalışmalarıyla hizmet verdiği çevredeki potansiyel müşteri kitlesine doğrudan ulaşmak isteyen firmaların da tüm bu arama alışkanlarına cevap verebilecek şekilde bir strateji geliştirmesi gerekecek.

 

Geleceğin İnterneti Mobil Teknolojiyle Şekillenecek

mobil-internet-googleGoogle üzerinden yapılan aramalarda mobil cihaz kullanıcılarının sayısı her yıl daha da artarken, söz konusu restoran ya da sinema gibi etkinlik mekanları olduğunda bu oranın %50’yi aştığı görülüyor. Mobil teknolojinin açık ara lideri konumunda olan Apple’ın tüm kullanıcılar tarafından beğeniyle kullanılan uygulaması Siri sayesinde Google aramalarını sesli olarak yapanların sayısı da katlanarak artmakta. İnsanların Google Arama Motorunu yazarak kullanması ile tüm sorgularını günlük dili kullanarak yapması arasında ise tartışmaya dahi gerek olmayacak kadar büyük bir fark bulunuyor. Günlük dilin esnek kullanımı ve rahatlığı sayesinde artık Google kullanıcıları çok daha kompleks sorgular yapabiliyor. Zaten bu algoritma güncellemesine gidilmesinin de temel amaçlarından biri, sesli aramalarla yapılan sorguların günden güne daha da karmaşık hale gelmesi. Google’ın yeni algoritma güncellemesi sonrasında daha kompleks arama terimlerine daha da tutarlı sonuçlar sunmayı vaat etmesinin altında yatan en önemli neden olan arama motorunun konuşma diliyle kullanılması, özellikle Google Glass kullanımının yaygınlaşması ile daha da ön plana çıkacak. Şimdiden teknoloji meraklılarının dört gözle beklediği Google Glass’ın birincil arayüzünü oluşturan sesli komut algılama sistemleri, Glass kullanıcılarının da bütün sorgularını kendi sesiyle “dilediği gibi” yapmasına imkan tanıyacak. Bu algoritma güncellemesi, yakın gelecekte dünya üzerindeki yüzlerce dilde birbirinden çok farklı Google sorguları yapılmasına olanak sağlayacak olan Google Glass için temel bir altyapı oluşturulmasına yönelik ilk adım. Yani yakın gelecekte Google Glass da dahil olmak üzere tüm mobil cihaz kullanıcılarının sesli aramalarını esas alan pek çok algoritma güncellemesi olacak. Bu şekilde Google kullanım alışkanlıklarının kökten değişmesi, anahtar kelime odaklı yapılan SEO çalışmalarında da hedef müşteri kesiminin çok daha yakından incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Google kullanıcılarının hangi kompleks arama terimlerini, hangi içeriğe ulaşmak için kullandığını kısa süre içinde kavrayabilen web siteleri yeni algoritmada da kendine üst sıralarda yer bulabilecek.

 

 

Google Plus ve Sosyal Medya Araçları

google-plusGoogle algoritma güncellemesi ile birlikte kullanıcılarına daha kompleks arama terimleriyle daha da tutarlı sonuçlara ulaşmayı vaat ederken, algoritmanın referans olarak aldığı temel kriterlerin en önemlilerinden biri de Google Plus hesapları oluyor. En baştan belirtildiği üzere yeni algoritmanın kaliteli içerik ve güvenilir içerik sağlayıcısı algısında büyük değişimler var. Bu doğrultuda kaliteli içeriğin ve güvenilir içerik sağlayıcının belirlenmesinde de birkaç tane referans noktası değil, onlarca farklı unsur dikkate alınıyor. Bu unsurların en önemlilerinden biri de, markanın kendi ismini koyarak ne derece iddialı olduğunu ilk günden gösterdiği Google+ oluyor. Ülkemizde hala bazı kullanıcıların ısınamadığı, çoğu insanın da bir hesabının dahi olmadığı Google+ hesaplarının etkili bir şekilde yönetilmesi; arama sonuçlarında da yükseklerde yer bulunmasıyla eşanlamlı hale geldi. Zira Google bizzat yeni algoritmanın arama sonuçlarını iyileştirmek için içerik sağlayıcıların Google+ profillerine başvurduğunu belirtti. Google+ hesaplarının etkili bir şekilde yönetilmesi algoritma için içeriğin kaliteli ve içerik sağlayıcının da güvenilir olduğu manasına geldiğinden, şuana dek hesabıyla ilgilenmeyenlerin ve bir Google Plus hesabı olmayanların elini çabuk tutması gerekiyor. Google+ hesaplarının etkili yönetiminden kast edilen ise kesinlikle yalnızca link paylaşımı yapmak değil. Yapılan paylaşımlara mutlaka pozitif geribildirim (feedback) alınmasını isteyen algoritma, sürekli paylaşım yapan ancak paylaşımları kullanıcıların ilgisini çekmeyen sitelere ceza dahi kesebiliyor. Aynı durum sosyal medya araçlarının etkin biçimde kullanılmasında da birebir olarak geçerli… Youtube, Facebook, Twitter başta olmak üzere sosyal medya hesaplarıyla ilişkilendirilen web sitelerinin durmaksızın paylaşım yapması halinde eşdeğer oranda pozitif geribildirim olması istenmekte. Google+ hesapları ve sosyal medya araçları üzerinden paylaşılan içeriğin ne kadar beğenildiği, hakkında yapılan yorumlar, kullanıcıların bu içeriği kendi sosyal çevresine ulaştırmak için ne derece paylaşım yaptığı gibi konular artık SEO açısından görmezden gelinemeyecek kadar önemli unsurlara dönüşüyor.