content is king

Penguen 2.1 Güncellemesi ve İçeriğin Önemi

İnternet dünyasında taşları yerinden oynatan ve hala pek çok webmasterın çözmek için kafa patlattığı yeni Google Penguen 2.1 güncellemesi, bugüne kadar klişe haline gelen SEO anlayışını tamamen olmasa bile büyük bir değişime zorluyor. Google’ın geleceği düşünerek köklü bir değişim sürecini başlattığı yeni nesil algoritması, arama motoru üzerinden yapılan sorgularda referans alınan pek çok noktayı ve pek çoğunun da sahip olduğu önemin derecesini değiştirdi. İçerik  kalitesinin hala çok fazla önemli olduğu yeni algoritmada farklı olarak, “kaliteli içeriğin tanımı” değişmiş durumda. İçerik yayıncısının dijital dünyadaki güvenilirliğinin ve internet kaynaklarını verimli bir biçimde kullanabilmesinin öneminin katlanarak arttığı Penguen güncellemesinde ayrıca Google Plus hesaplarının başarılı bir şekilde yönetilmesi de adeta bir zorunluluğa dönüşüyor. Yeni Google algoritmasının arama motoru sıralamalarında hangi konularda kesin olarak ne derece etkili olduğunu şuan için kimsenin söylemesi mümkün gibi görünmese de, genel hatları ile nelerin değiştiğine birlikte göz atalım.

Google Plus Hesaplarının Doğru Yönetimi

Google+Çoğu internet kullanıcısının hala bir hesabı olmadığı ve hesabı olan pek çok insanın da aktif olmadığı Google+, yeni algoritma değişikliği ile “güvenilir içerik sağlayıcısı” kimliğine sahip olmak isteyenlerin en büyük silahı haline dönüşüyor. Zira dijital dünyanın bir numarası Google Plus markasından kolayca vazgeçmeyeceğinin sinyallerini zaten çok önceleri vermişti ve bu yeni güncellemeyle de sıralamalarda Google+ hesaplarının doğru şekilde yönetilmesinin etkisini arttırdı. Google tarafından düzenlenen “Sosyal Medya Haftası” etkinliğinde marka bizzat Google Plus hesaplarının arama motoru üzerinden yapılan sorguları iyileştirmede ciddi etki sağlayacağını belirtmişti. Nitekim artık “kaliteli içerik” dendiği zaman sadece içeriğin titizlikle hazırlanması ya da imla hatalarına yer verilmemesi gibi hususlar değil, yayınlanan içeriğin Google+ hesabı üzerinden ne şekilde yönetildiği de önem kazanıyor. İçerik yayıncısı tüzel ya da gerçek kişinin Google Plus gruplarındaki etkinliği, sorulan sorulara verdiği “açıklayıcı” cevaplar, yayınlarının kaç kişi tarafından +1’lendiği, kişinin başkalarının yayınlarını +1’leyerek başkalarına ulaştırması, yorumlar ve tartışmalar gibi pek çok Google+ aktivitesi artık arama sonuçlarını doğrudan etkiliyor. Google SEO açısından da büyük yardımı dokunacak olan Google+, yeni algoritma için kaliteli içerik üreticilerini belirlemede büyük bir role sahip.

İçeriğin Yararlı Olması

content-is-kingYeni algoritma ile SEO çalışmalarını ilgilendiren yeni kavramlardan biri de, “otorite” olan içerik yayıncıları. Google artık yayınlanan herhangi bir içeriğin kim tarafından yazıldığıyla ve bu kişinin de ilgili konu hakkında ne derece bilgili olduğuyla yakından ilgileniyor. Bu doğrultuda kişinin sosyal medya araçlarını etkin bir şekilde kullanımı yeni algoritma için güvenilir bir içerik yayıncısı olma açısından önem kazanmakta. Yararlı içerik yayıncılarının eninde sonunda sosyal medyada kendisine önemli bir takipçi kesimi bulacağını düşünen Google, güncellediği Penguen algoritmasıyla birlikte yararlı içerik tanımını sosyal medya etkileşimiyle ilişkilendiriyor. Ancak bu aşamada muhakkak dikkat edilmesi gerekense, kendi kendine paylaşım yaparak sosyal medya yönetimini yapmaya çalışanların sitelerinin Google sıralamasında ciddi bir düşüş yaşamasına bizzat yardımcı olabileceği. Zira yeni algoritma sosyal medya araçlarının kullanımından da önce yapılan link paylaşımlarının internet kullanıcılar tarafından ne derece ilgi gördüğüyle ilgileniyor. Sürekli olarak Facebook, Twitter, Pinterest, LinkedIn ve diğer ağlarda paylaşım yapmasına karşın içeriklerinin kimse tarafından tartışılmadığı, beğenilmediği ya da paylaşılmadığı web sitelerine yeni algoritma tarafından ceza kesilebiliyor. Aynı durum söz konusu Google+ olduğunda da farklı değil. Sürekli olarak link paylaşımı yapan ve diğer sitelerden de link alanların da söz konusu etkin SEO çalışması yürütmek olduğunda bilhassa dikkat etmesi gerekiyor. Bu tür yanlış uygulamalar neticesinde internet kullanıcılarının ilgilenmediği içerikleri durmaksızın servis eden web sitelerinin Google sorgularında ciddi düşüşler yaşaması olası.

Mobil İnternet Gelecek Demek

Google üzerinden yapılan aramalarda artık söz konusu sosyal etkileşim mekanları, restoranlar, tiyatro ve sinema salonları, konserler ve diğer etkinlikler olduğunda mobil cihaz kullanıcıları ilk sırada yer alıyor. Öyle ki, bazı konularda Google’a danışanlarında neredeyse %60’ı aramalarını mobil olarak yapıyor. Bu ilgiyi uzun süredir takip eden ve ciddi bir kara dönüştüren Google, yeni gözlük teknolojisi Google Glass ile mobil internet kullanımının daha da artacağını biliyor. Ayrıca Google Glass kullanıcıları tüm Google aramalarını sözlü olarak yapacağından, yeni algoritmayla sesli arama alışkanlıklarına yanıt verebilecek bir sisteme geçiliyor. Bunun haricinde Apple’ın popülerliği sürekli artan uygulaması Siri sayesinde Apple kullanıcılarının da Google aramalarında yazmak yerine konuşmayı tercih etmesi ve bu şekilde sesli arama yapanların sayısının her yıl biraz daha artması, Google’ın arama motoru algoritmasında dilin kompleks kullanımını algılayabilecek yeni güncellemelere gitmesine neden oldu. Google çok da uzak olmayan bir gelecekte arama motoru üzerinden yapılan sorguların %90’ına yakının sesli olarak gerçekleştirileceğini öngörüyor ve bu sebepten ötürü yeni algoritmasında da insan dilinin kompleks bir şekilde kullanımına yanıt vermeyi hedefliyor. Yazarak Google üzerinden arama yapmakla dilin kullanılması arasında dağlar kadar fark olduğundan, arama motorunun algoritmasının da bu karmaşık dil kullanımına uygun bir şekilde yapılandırılması gerekiyordu. Nitekim bu yeni güncellemede geleceğin arama motoru kullanımı düşünülerek geliştirilen dev bir projenin ilk adımı olma özelliğine sahip.

Daha Kompleks Arama Terimleri

Long-Tail-DinasaurGoogle üzerinden iki ya da en fazla üç kelimenin kullanılmasıyla yapılan aramalarla birçok internet kullanıcısının aradığı içeriğe ulaşamadığının fark edilmesi, Google’ın daha karmaşık arama terimlerinin kullanımına yönelen kullanıcılara etkin hizmet sunacak yeni bir algoritma geliştirmesini sağladı. Nitekim dünya genelini kapsayan analizlerde Google, arama motoru kullanıcılarının birkaç kelime kullanarak yaptığı sorgulardan sonrasında geçen birkaç dakika içinde ilk sıralardaki siteleri taradığını ve sonrasında arama motoruna dönerek bu kez daha fazla kelime kullanarak yeni bir arama yaptığını gördü. Bu sebepten ötürü yeni algoritmanın en büyük özelliği, kullanıcıya sunduğu içeriğin kalitesinin yapılan aramanın kompleks olmasıyla doğru orantılı olması. Yani yeni algoritmayla hedeflenen; kullanıcı ne kadar kompleks bir arama yaparsa, o derece kaliteli içeriğe ulaşması. Bunun SEO açısından göz ardı edilmemesi gereken önemiyse, geçmişte düşük arama hacimleriyle çoğu webmasterın ve site sahibinin göz ardı ettiği “Long Tail Keywords” yani uzun kuyruklu anahtar kelimelerinin gelecekte daha da ön planda olacağı. Dünyanın dört bir yanında yüzlerce farklı dilin kullanılması ve kullanıcıların da her geçen yıl kendi dilinde sesli arama yapmaya biraz daha fazla eğilim göstermesi, bu kadar fazla dilde etkin biçimde arama sonuçlarına yanıt verebilecek bir algoritmanın geliştirilmesinin oldukça uzun süreceği. Ancak bu güncellemede bu uzun sürecin ilk adımını oluşturarak, bugünden itibaren arama alışkanlıklarının değişimine uyum sağlamayı amaçlıyor.

Algoritmanın etkinliği ve bu etkinliğin hangi yüzdelerle arama sonuçlarına etki edeceğini hep birlikte görecek olsak da, ilk günden itibaren Google tarafından paylaşılan bilgiler SEO ile uzaktan yakından ilgisi olan herkese artık yepyeni bir döneme geçildiğini gösteriyor. Google Plus hesaplarının yönetiminin gelecekte daha da önem kazanacağına garanti gözüyle bakılabileceğinden, henüz hala bir Google Plus hesabı olmayanların biran önce bir tane edinmesinde ve hesabını etkin bir şekilde kullanmayan kolları sıvamasında fayda var. Ayrıca sosyal medya araçlarının geribildirim (feedback) hedefiyle doğru biçimde kullanılmaması halinde, web sitesinin geleceğin dijital dünyasında Google sorgularında üst sıralarda yer alarak geniş kitlelere hitap edebilmesinin de mümkün olmadığı görülüyor. Bunun için gerek SEO çalışmalarının gerekse de dijital pazarlama stratejilerinin odağına, mutlaka sosyal medyanın doğru şekilde yönetilmesinin yerleştirilmesi gerekmekte.

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>