aşırı-optimizasyon-seo

Aşırı Optimizasyon (Over-Optimization)

google-over-optimizationGoogle Penguen güncellemesinin sonrasında çok ama çok fazla önem kazanan konulardan biri haline gelen aşırı optimizasyon (over-optimization), web sitesinin kullanıcı dostu ve dolasıyla arama motorlarının değer verdiği bir site haline gelmesi için yapılan çalışmaların hedefinden saparak yarardan çok zarara neden olmasıdır. Bir manada aşırı optimizasyonunun kaş yapmayım derken göz çıkartmak olduğu da söylenebilir. Webmasterların ve bilhassa amatör olarak SEO ile yeni ilgilenmeye başlamış kişilerin başını fena halde ağrıtan bu durum, genellikle web sitelerinin zorla arama motorlarının gözüne sokulmaya çalışılmasından kaynaklanır. En başta Google olmak üzere tüm arama motorları kullanıcı dostu sitelere öncelik vererek, arama motoru kullanıcısının en kaliteli içeriği sunan web sitelerini öncelikli olarak görüntülemesini sağlamaya çalışır. Yani web sitesinin içeriğinin, kodlarının, tasarımının ve tüm diğer bileşenlerinin kullanıcılara daha fazla fayda sağlayacak şekilde yapılandırılması, arama motorlarının da web sitesine daha fazla değer vermesini sağlar. Ancak SEO ile web sitesinin bu şekilde daha değerli hale gelmesini sağlanırken abartıya kaçılması, aşırı optimizasyon sorunu yüzünden web sitesinin çok ciddi zarar görmesine sebep olur.

 

Site İçi Düzenlemeler

Site içi SEO çalışmaları her zaman ilk adımdır ve ülkemizde birçok site sahibi ile webmaster genellikle SEO dendiğinde sağdan soldan nasıl link alacağını düşünürken site içi düzenlemelerin ne şekilde yapıldığını göz ardı eder. Sitenin sağlam bir temelinin olmaması üzerine ne inşa edilirse edilsin, çürük temel yüzünden yapının da ayakta kalamamasına neden olur. Web sitelerinin temelinde temiz bir kodlama ve düzenli bir link inşası yer alır. Site içi SEO çalışmaları ile hataları ve eksikliklerini gidermeden sadece link almaya odaklananların, uzun vadede kalıcı başarı elde etmesi imkansızdır. Bu çalışmaların en önemlilerinden biri ise sayfaların kendine ait özgün bir başlığa (Title) ve sayfa içeriğini birkaç kelime ile özetleyen açıklamaya (Description)sahip olmasıdır. Aşağıdaki görsele bir göz atalım;

over-optimization

Görselde görülen halı yıkama firmasına ait sitenin açıklama bölümü, yukarda bahsi geçen aşırı optimizasyon uygulamasına oldukça somut bir örnek teşkil ediyor. Söz konusu hatalı SEO çalışmaları olduğunda son zamanlarda aşırı optimizasyon en çok karşılaşılan problem olurken, sayfa başlığı ve açıklamalarında tek bir kelimeye odaklanılması da en sık rastlanan aşırı optimizasyon örneklerinden biri oluyor. Firma her ne kadar halı yıkama kelimesinde başarılı olarak üst sıralarda yer almak istemiş olsa da, ne sitenin başlığında ne de açıklama bölümünde herhangi etkili bir slogan kullanılmamış. Aşırıya kaçılan bu tür hatalı kelime kullanımı sitenin istenen başarıyı yakalamasını da sağlamıyor ki, ilgili web sitesi istenen “halı yıkama” aramasında 10’larda sayfa geride yer alıyor. Bir başka ifadeyle ilgili site, “Google sıralamalarında hiçbir kullanıcının fark edemeyeceği kadar gerilerde yer alıyor”. İlgili anahtar kelimede başarılı olmak ve üst sıralarda yer almak istenmesine karşın aşırı optimizasyon nedeniyle görülüyor ki, site aslında bindiği dalı kesiyor.

 

Arama Motorlarının Gözünden Siteler

Herkesin gözünün içine baktığı Google için web sitelerinde yayınlanan her bir kelimenin arama motoru örümcekleri için değil, “bu sitelerin var olma amacı olan kullanıcılar için olmasıdır”. Zaten başlığından açıklamalarına papağan misali aynı kelimenin tekrarlandığı bir web sitesine de kimse tıklamak istemez ve hasbelkader tıklayan kullanıcılar da içeriğe kısaca bir göz attıktan sonra geldiği hızla siteyi terk eder. Yani sonuç olarak sitenin herhangi bir kazancı bulunmaz. Web sitelerinin sadece belirli bölümlerinin değil, A’dan Z’ye her bileşeninin kullanıcılar düşünülerek inşa edilmesi gerekir. Yukardaki görselde örnek teşkil etmesi açısından verilen web sitesi şüphesiz ki aşırı optimizasyon kurbanı olan tek site değil. Sektör fark etmeksizin işini internete taşıyan ve dijital dünyanın sunduğu dev müşteri potansiyelinden faydalanmak isterken, hatalı ve eksik bilgiler nedeniyle benzer hatalara düşen firma sahiplerinin sayısı oldukça fazla. Çoğu zaman rakibi olan web sitelerine göz atan firma sahipleri aynı şekilde yapılandırılmış web sitelerini görerek kendileri de benzer bir “taktik” uygulamaya karar veriyor ve bilgisizce bu tür aşırı optimizasyon tehlikesi doğuran uygulamalara başvuruyor. Bazen de iş dünyasından tanışıklığı olan firma sahipleri birbirine akıl vererek, kendisinin sitesinde uyguladığı bu tür taktikleri arkadaşlarına tavsiye ediyor ve bu sayede ortaya aşırı optimizasyon kurbanı olan yüzlerce web sitesi çıkıyor.

 

İç Linkleme ve Etiket Kullanımı

Çoğu zaman “alıntıdır” ibaresini ekleyerek içerik hırsızlığı yapan kişilere karşı önlem almak adına yapılan iç linkleme, bazen de site sahibi için önem arz eden popüler sayfalardan istenen kelimeler üzerinden link çıkışı yapmak için kullanılır. SEO açısından değerlendirildiğin iç linkleme yapmanın tek rasyonel mantığı, ziyaretçileri görüntülenen konuyla ilgili farklı sayfalara yönlendirmektir. Başta haber siteleri olmak üzere dijital dünyada hemen her konuda iç linklemeyi amacından tamamen farklı şekilde kullanan ve aşırı optimizasyon problemiyle karşılaşan sitelere rastlamak mümkün. Aşağıda kadın internet kullanıcılarını hedef alan; moda, dekorasyon, giyim kuşam ve güzellik konularına ağırlık vermiş bir web sitesinden alınan görsel bulunuyor.

aşırı-optimizasyon

Yukardaki görselde de görüldüğü üzere yazının sadece belirli bir bölümünde dahi birçok linkleme yapıldığı görülüyor ki, uzun olmaması açısından tüm yazıyı da almadım. Yazı genelinde neredeyse linklenmemişten çok link verilmiş kelime bulunuyor ve bu da iç linklemenin amacından uzak, herhangi bir amaca hizmet etmeden kullanılması manasına geliyor. Ayrıca yayınlanan içeriğin hemen altına baktığımızda aynı sayfada son derece ilgisiz ve oldukça fazla etiket kullanıldığını görüyor.

aşırı-optimizasyon-etiketleme

Görsele bakınca hemen fark edildiği gibi hemen her kelimeye link verilen bu içerik “sağlık” kategorisi altında, birbiriyle herhangi bir ilgisi olmayan etiketler kullanılarak yayınlanmış.

 

Anchor Text Üzerinden Link Alımı

Link çıkışı yapılan kelimeler manasına gelen “Anchor Text” ile ilgili daha önce yazdığımız ve anahtar kelimeler üzerinden doğru SEO stratejisi geliştirmekle ilgili makalemizi buraya tıklayarak inceledikten sonra devam etmenizde yarar var.

Hemen üstteki kelimede “buraya tıklayarak” kelimesine link vererek, sözcüğü bir anchor text haline dönüştürmüş olduk ki bu, biraz sonra bahsedeceğim “doğal linklemeye” de oldukça iyi bir örnek teşkil ediyor. Günümüzde etkin bir SEO çalışmasıyla başarılı olmuş web sitelerine kısaca dahi göz atıldığında görülen ilk unsur, bu sitelerin anchor text kullanarak aranma hacmi yüklen kelimelerle daha fazla ziyaretçi kazanmaya çalıştığıdır. Ancak Tam SEO olarak SEO kelimesi üzerinden link alıyor olsak da, çalışma alanımızla ilgili daha pek çok farklı anchor text üzerinden de link almaktayız çünkü sadece tek bir kelimeye yüklenerek istenen başarının elde edilmesi söz konusu değildir. Zira tek bir kelimeye odaklanarak yalnızca tek bir anchor text üzerinden durmaksızın link almak aşırı optimizasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalındığının habercisidir. Tehlike çanlarının çaldığından habersiz olan firma sahipleri ve webmasterlar oldukça yüksek aranma hacmine sahip olan anahtar kelimelerde yapılan Google aramalarında ilk sıraya yükseleceğini beklerken, aşırı optimizasyon nedeniyle arzu edilen başarıya asla ulaşılamaz.

 

aşırı-optimizasyon-linkleme

 

Yukardaki görselse meraklılarının çok iyi bildiği üzere, dünya genelinde en çok ziyaretçisi bulunan flash oyun sitelerinden biri olan MiniClip’in backlink profili görülüyor. İngilizce oyun manasına gelen ve küresel boyutta düşünüldüğünde gerçek anlamda son derece yüksek rekabete ev sahipliği yapan “Games” gibi bir kelimede ilk sıraya yer alan sitenin aldığı backlinklerde “games” ifadesi yer almıyor. Oyun kelimesi bu denli başarılı bir web sitesinin aldığı backlinklerde geçmediği gibi, kelimelerin oyunla uzaktan yakından ilgisinin de olmadığı görülüyor. Bu durumun SEO açısından bizi ilgilendiren bölümü ise linklemenin doğal yapılması halinde istenen başarının sağlanabilmesi. Ülkemizde her ne kadar SEO dendiğinde yukardaki örnekte görülenin tamamen zıddı anlaşılıyor olsa da, dünya genelinde en yüksek rekabetin yaşandığı bir kelimede dahi ilk sıraya ambargo koyan bir web sitesinin anchor text kullanımında tamamen doğallıktan yana tercih yaptığı görülüyor.

 

Hatalı Anahtar Kelime Kullanımı

Ülkemizde hala ne yazı ki anahtar kelimeleri Spam yapmadan kullanmayı başaran son derece az web sitesi bulunmakta. Çoğu webmasterın ve site sahibinin göz ardı ettiği, yayınlanan her içeriğe avuç dolusu anahtar kelime “saçarak” ve bu kelimeleri de koyu renkle ziyaretçinin gözüne sokarak uyguladığı anahtar kelime odaklı SEO çalışmaları bir manada alameti farikadır. Google sıralamalarında yer almak için ilgili anahtar kelimeyle alakalı, kullanıcılara fayda sağlama amacı güden, rasyonel, gerçeği yansıtan, dilbilgisi kurallarına uyulmuş, özgün bir içerik yayınlamaktır. Arama motorları aracılığıyla istenen kelimeler üzerinden ziyaretçi çekebilmek uğruna yazılan içeriğin kullanıcıya fayda sağlamak için değil, sadece anahtar kelime kullanmak için yazılması hatalı anahtar kelime kullanımı nedeniyle aşırı optimizasyon probleminin ortaya çıkmasına neden oluyor. Nitekim bu tür örnekleri bulmak için internet başında saatlerce zaman geçirmek gerekmiyor ve her ne konuda olursa olsun, sayısız web sitesinde bu tür aşırıya kaçan anahtar kelime kullanımlarına denk gelinebiliyor.

 

over-optimization-anahtar-kelime

 

Hemen üstte yer alan görsele bakıldığında görülmemesi imkansız olan ve okurun adeta gözünü tırmalayan anahtar kelimeler, içeriğin insanlara “okuyacak herhangi bir şeyler sunmak” için değil de sadece ve sadece anahtar kelimelerin kullanılabileceği bir yazı olması için oluşturulduğunu gösteriyor. Zaten 10 kelimeyi zar zor geçen cümleler, basit kalıplar ilgili anahtar kelimeler koyu renk yazılmamış olsa dahi içeriğin fayda sağlamaktan ziyade anahtar kelimeler tek başına kalmasında diye yazıldığını ele veriyor. Google’ın zaten pek çok kelimenin çoğul ve tekil kullanımının aynı anlama geldiğini bildiğinden habersiz olan webmasterlar ve site sahipleri, aynı anahtar kelimelerin tekillerini onlarca kez kullanmakla yetinmiyor ve bir de içeriğe bu kelimelerin çoğullarını ekliyor. Özellikle son algoritma güncellemesinin ardından Google, film sitelerinde belki de on binlerce kez papağan misali tekrarlanan “seyret ve izle” kelimelerinin de eşanlamlı olduğunun farkına varmış durumda. Bir mana da açgözlüce davranarak, anahtar kelimeler çıkarıldığında 100 kelimeyi dahi zar zor bulan içeriklere onlarca anahtar kelimenin yerleştirilmesi SEO adına kazanç sağlamıyor ve aksine zarara sebebiyet veriyor. Bu tür yoğun anahtar kelime kullanarak aşırı optimizasyon yapan ve sorulduğunda yine de ziyaretçi trafiğinin “fena olmadığını” söyleyen site sahipleri, aslında bu aşırı optimizasyon alışkanlığından vazgeçse çok ama çok daha fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapacağını bilmiyor…

wordpress-kurulumu

WordPress Kurulumu

Her bilgi seviyesinden kullanıcıya hitap edebilecek kadar basit bir kullanıma sahip olan WordPress (WP), “tamamen açık kaynaklı” yazılımı ile günümüzün dijital dünyasında açık ara en çok kullanılan bireysel yayın sistemidir. Google örümceklerin çok sevdiği WP, sitenin hızlı bir biçimde indexlenmesini ve sayfaların asgari sürede açılmasını sağladığı için SEO açısından da en cazip tercihtir. Kolay ve hızlı kullanımı nedeniyle bu denli popüler olan WP ile yeni tanışanlar çoğu zaman kurulum konusunda sıkıntı yaşamakta ve WordPress kurulumuyla alakalı sorularına çeşitli mecralarda yanıt aramakta. Ekibimizin SEO Danışmanı olan Çağdaş Akagündüz tarafından hazırlanan video, WordPress’in sunduğu işlevsel kullanım imkanlarından faydalanmak isteyenlere kurulumun nasıl birkaç dakika içinde kolayca yapılabileceğini gösteriyor.

Videoda da görüldüğü üzere kurulumun ilk aşamasında WordPress’in kendi sitesinde paylaşıma sunduğu son WP versiyonunu indirmek gerekiyor. Birkaç megabaytlık güncel WP sürümünün indirilmesinin ardından kuruluma geçilmesi içinse ilk olarak sistemin sunucuya aktarılması gerekmekte. Bunun için videoda kullanılan FTP programı haricinde birçok farklı uygulamadan faydalanmanız mümkün. Basit yazılımlar olan FTP programlarının büyük bölümü aynı amaca hizmet ettiğinden, videodaki FTP yazılımının kullanılması elzem değildir. MySQL database oluşturmak ve bu database’i kullanmak için bir kullanıcı hesabı yaratmakla WP kurulumuna devam edin. Göreceğiniz üzere dakikaların dahi uzun kalacağı bu database ve kullanıcı hesabı oluşturma işlemi sadece el oyalayan, herkes tarafından yapılabilecek kadar basit bir iştir. Kuruluma geçmeden önce her şeyin hazır olması içinse yapılacak son bir şey kalıyor; oluşturulan database kullanıcı hesabını sisteme eklemek. Tek tıkla bu işi de hallettikten sonra sunucuya upload edilen yani yüklenen WP sisteminin kuruluma geçin.

WP sistem dosyalarının sunucunuza yüklenmesinin ardından size sıcak bir karşılamayla merhaba diyen WordPress, yalnızca yönergeleri takip ederek kurulum işlemini son derece kısa bir süre içinde tamamlamanızı sağlıyor. Veri tabanı adı, kullanıcı adı ve parola girerek devam ettiğiniz WP kurulumunda şayet aynı sunucuda birden fazla WordPress kurulumu yapacaksanız “tablo ön eki” bölümüne yeni bir değer vermeyi unutmayın. Eğer çalıştığınız Hosting firmasının sunucusuna tek bir WordPress kurulumu yapacaksanız, tablo ön eki değerini olduğu gibi bırakabilirsiniz. Veritabanı sunucusu değeriyle ilgili çalıştığınız Hosting firmasıyla iletişime geçmenizde, videoda da bahsedildiği üzere fayda var. Evet, işte her şey bu kadar basit!

WordPress kurulumunu tamamladıktan sonra karşınıza gelen ekranda; sitenizin başlığını, WP sistemine erişim sağlamak için kullanacağınız kullanıcı adı ve parolayı yazarak devam edin. Bu bölümde doldurulan tüm bölümleri daha sonra istendiğiniz zaman değiştirebilmeniz mümkündür. Ayrıca arama motorlarının sitenizi indexlemesi için “gizlilik” bölümüne dokunmadan geçmeyi de atlamayın. Kurulumun ardından artık yarattığınız kullanıcı hesabıyla WP sistemine giriş yapabilir, videoda önemi bilhassa belirtilen ayarları yaptıktan sonra hemen yayına başlayabilirsiniz.

seo ile başarı

SEO ile Zirveye Çıkış

seo-hizmetleriBütün web sitesi sahiplerinin hakkında az veya çok bilgi sahibi olduğu SEO kavramı, çoğu firma sahibi için kısa süre içinde istenen kelimelerde zirveye yerleşmek demek. Optimizasyon hizmetlerini profesyonel olarak veren ya da verdiğini iddia eden kişiler/firmalar arasında dahi “kelin ilacı olsa başına sürer” misali kendi sitelerinin optimizasyonunu dahi doğru düzgün yapamayanlar bulunuyor. Dijital teknolojinin hızlı gelişimine bir şekilde ayak uydurmaya çalışan firma sahipleri SEO terimine de yabancı olduğundan, maalesef bu tür faydadan ziyade zararı dokunacak kişi ya da firmalara güvenmesi halinde büyük sorunlarla karşılaşılabiliyor. Bizzat kendi elleriyle web sitelerine Anti-SEO yapan firma sahipleri, işin en kötü yanı bir de bunun için göz ardı edilemeyecek meblağlar ödüyor. Aslında bir web sitesi, SEO kavramını hayatı boyunca duymamış kişiler tarafından farkında bile olmadan Google aramalarında ilk sayfada yer alabilir. Şayet kişi sitesini ziyaret eden kullanıcılara daha faydalı içerik sağlamak ve kullanıcılarına daha fazla hizmet sunmak için çalışırsa, zaten biliyor olsun olmasın faydalı bir SEO çalışması yapar. Doğal yollara başvurarak, internet kullanıcılarına fayda sağlamak için yapılan her çalışma bir nevi optimizasyondur ve Google her zaman insanlara faydalı olan web sitelerine prim verir. Lakin söz konusu ticaret hayatı olduğunda farklı sektörleri ilgilendiren kelimelerde çok yüksek rekabet yaşandığında, firma sahiplerinin arzu ettiği başarıyı elde etmesi için profesyonel SEO çözümlerine başvurması gerekir.

 

Organik SEO ile Kalıcı Başarı

SEO çalışmalarıyla bir daha kalkmamak üzere zirveye oturmayı hayal eden tüm firma sahiplerinin, öncelikle bu hayali gerçekleştirmenin pek de kolay bir iş olmadığını anlaması gerekiyor. Web sitesinin kaliteli olması gerekirken bu kalitenin doğallıktan uzak olması halinde Google gibi dijital dünyanın açık ara lideri olan bir markayı kandırmaya çalışmak ve yapay yollara başvurarak SEO çalışması yapmak; Dimyat’a bulgura giderken evdeki pirinçten de olunmasına neden olacaktır. Zaten bu tür suni yöntemlere başvurarak etkili SEO hizmeti verdiğini iddia eden veya daha da kötüsü “zanneden” kişiler ancak birkaç haftalık geçici başarı elde ettikten sonra web sitesinin Google aramalarına veda etmesine sebebiyet verir. Profesyonellik gerektiren bir çalışma alanı olmasına karşın bazılarının birkaç makale okuyarak yapabileceğini zannettiği site optimizasyonu, onlarca farklı konuda titiz çalışmalar yapılmasını gerektirir. Bu çalışmaların firma sahibine istediği başarıyı kazandırması için öncelikle uzun vadeli bir planlama yapılması lazımdır. Bu planlamanın hedefe asgari sürede, istenen istikrarla ve tamamen doğal yollardan ulaşılmasını sağlaması içinse SEO firmasının kapsamlı bir analiz yapması gerekir. Firmanın rakiplerinin SEO anlamında ne tür çalışmalar yaptığı, web sitesinde önceden yapılan düzenlemelerin neden olduğu sorunlar, müşteri potansiyelinin dijital dünyadaki alışkanlıkları, anahtar kelime seçimi gibi konularla ilgili ön çalışma yapılmadan başarı elde edilmesini sağlayacak bir SEO planlaması yapılması da mümkün değildir.

 

Uzun Soluklu SEO Çalışmalarıseo

Web sitelerinin kullanıcı dostu olması, Google Arama Motoruyla dost olmakla eşanlamlıdır. Bunun içinse sitenin belirli bir kalite çizgisine sahip olması ve ziyaretçilere her yönden fayda sunması gerekir. Web sitelerinin kalitesi, internet kullanıcılarına ne ölçüde fayda sağlayabildiği ve kolaylık sunabildiğiyle doğru orantılıdır. Firma sahiplerinin anlaması gereken, istenen başarının sağlanması için uzun soluklu çalışmaların yapılması ve bu çalışmaları yapacak SEO firmasının uzmanlığının da mutlaka sorgulanması gerektiğidir. İşin uzmanlarıyla çalışılması halinde firma sahibinin web sitesi kaliteli yani kullanıcı dostu hale gelir ve bu aşamanın ardından da her şey çok daha kolay olur. Kaliteli olarak nitelendirilen bir web sitesi nasıl ki bir haftada bu özelliği kazanmadıysa aynı sitenin bir hafta kaliteli, bir hafta ise kalitesiz olması da mümkün değildir. Zira kaliteli web sitelerinden bahsedilirken göze çarpan, tüm bu sitelerin “devamlılık” arz eden bir başarıya sahip olduğudur. Uzman bir SEO firmasıyla çalışan işletme sahiplerinin web sitesi kısa süre içinde kaliteli hale gelir ve bu kalitesini de uzun süre muhafaza ederek istenen başarının elde edilmesini sağlar.

seo-ücretleri

SEO Hizmetlerinin Ücretlendirilmesi

seo-hizmetiİnternet sitelerinin geniş kitlelere hitap edebilmesi ve firma sahiplerinin de milyar liralık dijital pastadan kalınca bir dilim alabilmesinin yegane yolunun Google’dan geçmesi üzerine tüm site sahiplerinin sözlüğüne giren SEO terimi, arama motorlarının siteleri daha kolay taramasını ve kullanıcıların da daha kaliteli içeriğe ulaşmasını sağlayan çalışmalardır. Pagerank, TrustRank, Sandbox, Link takası, Backlink, Onpage, Metatag, Panda ve sonrasında Penguen güncellemeleri gibi pek çok yerli yabancı teriminden bahsedilen SEO; hala çoğu web sitesi sahibinin yabancı olduğu bir kavram olmayı sürdürüyor. İşini internet ortamına taşıyan ve taşımak isteyen firma sahiplerinin artık SEO konusuna eğilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Google’a her gün düzenli olarak ödeme yaparak en üstte yer alan reklamlarla müşteri bulmanın uzun vadede çok ağır bir maliyeti olurken, SEO arama sonuçlarında kalıcı olarak üst sıralarda yer alınması demektir. Ancak sadece firma sahiplerinin değil kendini webmaster olarak nitelendiren bazı kişilerin dahi bu terimin anlamını ve sahip olduğu önemi kavrayamaması, optimizasyon konusunda profesyonel çözümler sunan firmaların talep ettiği ücretlerin yüksek bulunmasına neden oluyor.

SEO Firmalarının Hizmet Kalitesi

Firma sahiplerinin sitelerinin optimizasyonu için uzman firmalar araması neticesinde bu talebi değerlendirmek üzere her geçen gün yeni optimizasyon şirketleri ortaya çıkmakta, bu firmaların bol kepçeden dağıttığı hayallerin yazılı olduğu web sitelerinin büyük bölümü ise sabun köpüğü misali kısa sürede yok olup gitmekte. Bu tür amatörlerin de optimizasyon işine el atması nedeniyle mağduriyet yaşayan firma sahiplerinde, ne yazık ki SEO çalışmalarına karşı da bir önyargı oluşuyor. Garanti edilebilecek sonuçlar alınması sayısız değişken ve insan faktörü dahil olduğu için mümkün olmamasına karşın bazı kişi ve firmaların herkese istediği kelimede ilk sırayı vaat etmesi, bu boş vaatlere inanan firma sahiplerinin büyük zarar görmesine neden oluyor. Rekabet yoğunluğuna bakmaksızın milyonlarca kez aranan kelimelerde dahi bir ay gibi kısa sürede Google aramalarında ilk sırayı vaat etmekle kalmayarak garanti veren bu kişilere güvenenlerse, cezalanan ya da çöplüğe dönen sitelerini kurtarması için dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına yani işin uzmanlarına geliyor.

En Ekonomik Çözüm Hala SEOseo-ücretlendirme

Batık gemi enkazlarını çıkartmak gibi çöplük haline dönen ya da Google sorgularından tamamen silinen sitelerin yeniden ayağa kaldırılması ise gerçek anlamda bu işin uzmanı olan kişiler için bile kolay olmuyor. Bunun için optimizasyon konusunda bilgi birikim sahibi, ne yaptığının farkında olan, küçük hataların bile büyük problemlere neden olabileceğinin farkında olan firmaların sunduğu SEO danışmanlığı hizmetlerinin ücreti de daha yüksek oluyor. Birkaç kişiden oluşan tecrübeli bir ekiple çalışan bu firmalar, sadece tek bir site için çalışma yapmak için bile “düzenli olarak” saatlerce zaman harcayabiliyor. Sosyal medya hesaplarının yönetimi ve özgün içerik oluşturulması gibi bazılarının basit gördüğü işler için dahi birkaç kişi bilfiil çalıştığından, firmanın da bu ekibin işgücü maliyetini karşılaması gerekiyor. Bu sebepten ötürü tamamen doğal ve uzun vadeli başarı vaat eden SEO çalışmalarının yürütülmesinin belirli bir maliyeti bulunuyor. Ayrıca Adwords ile sitesinin arzu ettiği kelimelerde ilk sırada yer almasını isteyen firma sahiplerinin aylık binlerce lira reklam bütçesi ayırması gerekirken, SEO hizmetleri için çok daha düşük bir bütçe yeterli oluyor ve yapılan çalışmaların etkisi de kalıcı oluyor.

blog-yorumları

Blog Yorumlarından Çıkan Linkler

Bloglar üzerinden web sitelerine etkili backlink trafiği sağlamak, senelerdir çoğu webmaster ve site sahibi tarafından etkili bir SEO çalışması yapmanın en kolay yolu olarak görülmüştür. SEO ile ilgili konular arasında en fazla öneme sahip olan başlılar arasında yer alan link inşası, internet kullanıcılarıyla arasının iyi olmasını arzu eden herkesin dikkat etmesi gereken konulardandır. Web sitesinin kullanıcılarla arasının iyi olması, Google algoritmasıyla da arasının iyi olmasıyla eşanlamlı olduğu için link şemalarında Bloglar üzerinden gelen linklerin doğru yönetilmesi gerekir. Sitemizde daha önce birçok yazıda belirttiğimiz üzere son kapsamlı Penguen algoritma güncellemesinin sonrasında Blog yorumları üzerinden gelen linklerin SEO açısından ne derece etkili olduğu, çok fazla tartışılan konulardan biri haline geldi. Binlerce üyesi olan SEO etiketli Google+ toplulukları ile dünyaca ünlü webmaster forumlarında sıkça tartışılan bu konuyla ilgili adeta her kafadan ayrı bir ses çıktığını söylemek mümkün. Link şemalarının web sitelerinin kaderini belirleyecek kadar büyük öneme sahip olması ve bu şemalara Blog siteleri üzerinden gelen linklerin de dahil olması; Blog yorumlarıyla sağlanan backlinklerin SEO açısından ne derece etkili olduğu sorusunun görmezden gelinememesine neden oluyor.

 

Blog Yorumlarıyla Backlink İnşasıdoğal-backlink

Link şemalarına dahil olan tüm link giriş ve çıkışları, linkin işaret ettiği web sitesinin Pagerank değerini ve Google sıralamalarını etkiler. Zaten Google Web Yöneticisi Yönergesi de link şemalarının gerek Pagerank gerekse de SEO açısından ne kadar önemli olduğunu açık bir ifadeyle belirtiyor. Link şemalarının Pagerank ve Google sıralamalarını değiştiren tüm link giriş çıkışlarını kapsaması, Blog siteleri üzerinden gelen linklerin de en az diğer web sitelerinden gelenler kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ancak webmasterlar ile web sitesi sahiplerinin bu ifadede kaçırmaması gereken; bahsi geçen etkinin çift taraflı olduğudur. Yani Blog yorumları üzerinden gelen linkler de dahil olmak üzere web sitesinin link şemasına dahil olan tüm linklerin web sitesinin Pagerank değerini ve Google sıralamasını olumlu yönde etkilemesi mümkün olduğu gibi, bu etkinin geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde negatif olması da mümkündür. Bu sebepten ötürü söz konusu Blog yorumları üzerinden gelen backlinkler olduğunda ortaya Anti-SEO kapsamına giren bir etki oluşmaması için aranması gereken ilk özellik “güvenilirlik” olmalıdır.

 

SEO konusunda tartışmasız küresel boyutta en önemli otoritelerden biri ve çoğu webmastera göre en önemlisi olan Matt Cutts’un geçen hafta Blog yorumları üzerinden gelen linklerle ilgili bir video yayınlamasıyla birlikte son Penguen güncellemesinden beri haftalardır tartışılan bu konu da “nispeten” açıklığa kavuştu. Kendisine yöneltilen ve direk olarak Blog yorumlarından çıkan linklerin SEO üzerindeki etkisiyle ilgili olan bir soruya 2 dakikalık bir videoda yanıt veren Cutts, her zaman ki gibi “organik” olduğu sürece backlink çalışmalarının hiçbir zararı bulunmadığını söyledi. Kendisinin de bir internet kullanıcısı olarak tıpkı diğer kullanıcılar gibi sürekli olarak Blog sitelerini ziyaret ettiğini ve bu sitelere yazdığı yorumlarda link paylaşımı yaptığını da ifade eden Cutts, bunun tüm internet kullanıcılarının benimsediği oldukça doğal bir hareket olduğunun altını çizdi. Ancak tüm bunları kendi adını taşıyan ve zaten dijital dünyada sürekli kullandığı hesabıyla yani “kendisi olarak” yaptığını ifade eden Matt Cutts, herkesin zaten her gün kullandığı kendisine ait bir hesapla dilediği gibi Blog yorumlarına link ekleyebileceğini belirtti. Buradan çıkarılan tek sonuç ise kişinin gerçek kişiliğinin dijital dünyadaki simgesi olan “gerçek hesapların” kullanılması halinde, Blog yorumlarının web sitelerine backlink trafiği için kullanılabileceği.

 

Güvenilir Blog Backlinkleribacklink-inşası

Matt Cutts tarafından yapılan bu açıklama, Blog sitelerine yazılan yorumlara link eklenmesinden ziyade bu yorumları kimin eklediğinin asıl konu olduğunu göstermekte. Zira web sitesine backlink trafiği sağlayarak etkili bir SEO çalışması yapmak isteyenlerin onlarca sahte hesap kullanması ve bu hesapları da yalnızca Blog yorumlarından link çıkışı yapmak için kullanması, acımaz Penguen algoritmasının bu hesapları Spammer ve gelen tüm linkleri de Spam olarak işaretlemesine neden oluyor. Yani kişi kendi hesabıyla Blog sitelerine yazdığı yorumlara dilediği gibi link ekleyebilirken, kendi sitesine gelen ve güvenilir hesaplardan gelip gelmediği de bilinmeyen linklere muhakkak dikkat etmesi gerekiyor. Spammer hesaplardan yöneltilen linklerin web sitesine yarar sağlaması bir kenara dursun, giderilmesi çok güç biçimde veya daha da kötüsü kalıcı hasar vermesi mümkün. Sosyal medya araçlarında kullanılan ve Google+ hesabıyla ilişkilendirilmiş hesapların yaptığı yorumlara link eklemesi durumunda SEO çalışmalarında Blog yorumlarından faydalanmak fayda sağlayabilir. Yoruma link ekleyen hesabın güvenilirliği doğrudan web sitesini işaret eden linkin de güvenilirliğini belirlediğinden, risk almamak için Blog yorumlarından gelen linklere kesinlikle ama kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Kişinin kendi hesabıyla istediği web sitelerine Blog yorumlarına link ekleyerek backlink trafiği sağlamasında Matt Cutts’a göre bir sorun yoksa, kuvvetle muhtemel ki bu Penguen için de sorun olmayacaktır.

anahtar-kelime-seo

Anahtar Kelime Odaklı SEO Stratejileri

Google’ın algoritma güncellemesine gitmesinin ve bu güncellemenin geçmiş senelerdeki Panda veya Penguen güncellemelerine nazaran çok daha farklı noktalara odaklanması, amatör veya profesyonel olarak SEO ile ilgilenenlerin de bugüne kadar yaptığı planları gözden geçirmesine sebep oluyor. Yeni algoritmanın internetin geleceğine bakarak bugünden büyük bir değişim sürecinin ilk adımlarını atması, anahtar kelime odaklı SEO çalışmaları için yapılandırılan tüm stratejileri de değiştiriyor. Yeni Google algoritması web sitelerinin güvenilirliğinden yayınladıkları içeriğin kalitesine, sosyal medyada aktif olmaktan backlink yapılarına pek çok farklı konuyla ilgileniyor olsa da; bu konuların en önemlilerinden biri “Long Tail Keywords” yani uzun anahtar kelime öbeklerinden oluşan arama terimleri haline gelmiş durumda. Uzun zaman boyunca düşük arama hacimleri nedeniyle SEO ile ilgilenen dijital pazarlamacıların, firma sahiplerinin ve webmasterların ilgisiz kaldığı Long Tail Keywords (Uzun Kuyruklu Anahtar Kelimeler), tüm aramaların toplamı düşündüğünde muazzam derecede büyük bir öneme sahip hale geldi. Teker teker incelendiğinde gerçekten oldukça düşük arama hacimleriyle web sitesinin ziyaretçi trafiğine pek de büyük bir etki sağlamayacakmış gibi görünen bu uzun arama terimleri üzerine kapsamlı bir çalışma yapılması durumunda, çoklu Long Tail Keywords üzerine SEO planları yapılarak ciddi bir ziyaretçi potansiyeli yakalanması mümkün. Bu değişimin temel nedeni ise Google’ın yaptığı incelemeler sonucunda kullanıcıların daha uzun arama terimleriyle daha tutarlı sonuçlara ulaşma eğilimi içinde olduğunu fark etmesi ve yeni algoritmasını da bu yönde geliştirmesi gerekiyor.

 

Daha Kompleks Arama Terimleri, Daha Tutarlı Sonuçlargoogle-arama-motoru

Google kullanıcılarının arama motorunu muhatap alarak yönelttiği sorulara cevap araması, algoritmanın da çoklu kelime kullanımı ile daha kompleks bir kimlik kazanan arama terimlerini algılayarak tutarlı sonuçlar sunmasını gerektirdi. Bu doğrultuda Google yeni algoritma güncellemesi ile kullanıcılara; daha kaliteli içeriği ulaşmak için aramalarını daha kompleks terimler kullanarak yapmayı öneriyor. Kullanıcının aramada birkaç kelime kullanarak istediği içeriğe ulaşması oldukça zorken, aramasını çoklu kelime öbeklerinden oluşan kompleks bir terimle yapması aradığı kaliteli içeriğe ulaşma ihtimalinin de artmasını sağlıyor. Daha kompleks arama terimleri dendiğinde ise akla ilk olarak Long Tail Keywords geliyor. Kullanıcının aramasında neye ulaşmak istediğiyle ilgili çok daha fazla veri kriteri sunduğu uzun kelimeli aramalarda, algoritma da neye ulaşmak istendiği konusunda çok daha fazla referans elde edebiliyor. Algoritmanın daha fazla referansa sahip olması kullanıcıya daha tutarlı sonuçlar sunmasını sağlarken, tüm bu süreç uzun kuyruklu anahtar kelimeleri esas alan SEO çalışmaların etkisinin de günden güne artacağı anlamına geliyor.

 

Uzun Kuyruklu Anahtar Kelimelerin Etkinliğilong-tail-keyword-seo

Google’ın yaptığı açıklamalara göre; uzun kuyruklu anahtar kelimeler, %20 ile %40 arasında değişen oranlarla toplam web arama trafiğinin büyük bir bölümünü işgal ediyor. Üstelik bu web arama trafiği hacminin her geçen yıl biraz daha artması ve bazı alanlarda oranın %50’lere varması, çoklu kelime öbeklerinden oluşan karmaşık arama terimlerinin geleceğin internetinde daha da önemli olacağını gösteriyor. Kullanıcıların arama terimlerinde daha kompleks bir dil kullanmayı tercih etmesinde, Apple’ın meşhur uygulaması Siri ve benzeri sesli arama seçeneği sunan yazılımların da etkisi büyük. Ayrıca pek yakında herkesin gözünde göreceğimiz Google Glass’ın birincil ara yüzünün de sesli komutlar olması, Glass kullanıcılarının da bütün Google sorgularını sesli olarak yapacağı manasına geliyor. İnsanlar sesli olarak yani günlük hayatta kullandığı diliyle Google üzerinden arama yaptıkça, yazım dilinden farklı olarak “çok daha uzun ve kompleks” arama terimleri ortaya çıkıyor. Google da bu durumu fark ederek geleceğin internetinin mobil olacağını ve Google sorgularının çok büyük bir bölümün de sesli olarak yapılacağını anladı. Bu nedenle de algoritma güncellemesi ile geleceğin internetine şimdiden ayak uydurmak üzere büyük bir hamle yaptı. Yani uzun kuyruklu anahtar kelimelerin toplam arama hacminin bu kadar hızlı yükselmesi, herkesin etkin ve uzun vadeli başarı için SEO planlarına uzun kuyruklu anahtar kelimeleri de dahil etmesini gerektiriyor.

 

Ziyaretçi Trafiğinin Arttırılmasıziyaretçi-trafiği

Google bazı konularda arama motoru üzerinden yapılan aramaların neredeyse %50’sinin uzun kuyruklu anahtar kelimeler kullanılarak yapıldığını söylerken, özellikle dünya genelinde yapılan bütün Google aramalarının %20’sinin “çok uzun kuyruklu anahtar kelimeler” (Extremely Long Tail Keywords) ile yapıldığının altını çiziyor. Her 5 aramanın 1 tanesinin çok uzun kuyruklu anahtar kelimelerle yapılması dahi SEO stratejilerine bu uzun ve kompleks anahtar kelimeleri hedef alan çalışmaların yerleştirilmesinin ne derece önemli olduğunu göstermekte. Google’ın kendisi de reklamcılığa yönelik stratejilerini değiştirerek, internet kullanıcılarının aradığı ürüne ulaşmak için ne gibi sorgular yaptığını inceliyor. Günümüzün internet kullanıcıları herhangi bir ürün aradığında Google üzerinden yapacağı sorguda mümkün olduğunca uzun terimler kullanmakta, bu şekilde aradığı ürünün mümkün olduğunca fazla özelliğini belirtmek ve bu sayede de aradığına “anında” ulaşmak istiyor. Geçmişte çoğu firma sahibinin, webmasterın ve pazarlamacı tek bir uzun kuyruklu anahtar kelimenin aranma hacmine bakarak SEO çalışmalarına bu tek arama teriminin dahil edilmesinin gereksiz olduğunu düşünürdü. Günümüzde hem bu terimlerin tekil olarak aranma yüzdeleri hem de tek bir konuyla ilgili toplam terimlerin sunduğu potansiyel ziyaret trafiği katlanarak artmış durumda. Firmaların kendi ticari faaliyet alanını ilgilendiren konularda kullanılan uzun kuyruklu anahtar kelimelerin büyük bir bölümüne yatırım yapması ve SEO stratejilerine mümkün olduğunca fazla uzun kuyruklu anahtar kelime dahil etmesi, ziyaretçi trafiğini beklenenin de ilerisine taşımasını sağlayacaktır.

google-algoritması

Algoritma Güncellemeleri ve SEO Stratejileri

Google’ın meşhur arama motoru algoritmasını güncellemesinin ardından artık bir klasik olarak dalgalanmalar yaşandı ve aranan kelimelerin arama hacmi fark etmeksizin bu dalgalanmalar bazı web sitelerinin değil ilk sayfadan, “ilk on sayfadan” yok olmasına sebep oldu. Bu kısa zaman dilimi içerisinde tüm webmasterlar, firma sahipleri ve dijital pazarlamacılar web sitelerinin nereye kaybolduğundan ziyade; yeni algoritmanın neden kendi sitesine ceza kestiğini merak etti. Kimi web siteleri bu kısa süreli dalgalanmanın ardından Google sıralamalarına daha iyi veya daha kötü bir pozisyonda geri dönerken, maalesef bazılarının web sitelerininse yerinde yeller esmeye devam ediyor. İlk günlerde hakkında çoğu SEO uzmanının ve webmasterın neredeyse hiçbir şey bilmediği algoritmayla ilgili ortada ancak şehir efsaneleri dönerken, haftaların ardından yeni metodolojiler hakkında çok daha fazla bilgi ortaya çıktı. Aslında çoğu insanın düşündüğü gibi ortadan “algoritma” denen ve yüzlerce sayfa uzunluğunda dev bir tam matematik formülünü bulunmuyor. Bu herkesin dilinde olan algoritma aslında Google’ın canı istediğinde paylaştığı ve bir nevi yekpare kod blokları olarak isimlendirilebilecek “algoritma kırıntılarıdır”. Aslında Google ana algoritmanın devamlı olarak güncellendiğini dile getirmekte. Öyle ki, Google yalnızca 2012 yılında 665 algoritma güncellemesi yaptığını doğruladı. Yani net bir şekilde söylenebilecek, sadece birkaç satırlık kod değişikliğinden çok daha fazlası oldu ve hala da olmaya devam ediyor. Küçük büyük fark etmeden tüm bu değişimin SEO ile uzaktan ya da yakından ilgilenenler açısından önemi ise ayakta kalmak için “değişime” ayak uydurulmasının gerektiği…

 

Google’ın İnternet İndexi google-index

Google’ın algoritmasının temelinde, dünya genelindeki bütün web sitelerinin indexlenmesi yer alıyor. Zira bu index alma aşaması algoritmaya da veri girişi (input) yapılması manasına geliyor ki, çıktı (output) ise algoritma tarafından alınan verinin işlenmesi neticesinde oluşan arama motoru sonuçları oluyor. SEO kavramının devreye girdiği bölüm ise Google’ın algoritmasının web sitelerinden edindiği veriyi işleyerek çıktı yani arama motoru sonuçlarını oluşturduğu aşamada değil, girdi aşamasından başlayarak devreye giriyor. Bir başka ifadeyle algoritma web sitesinin indexini alırken ne görürse, veri çıktısı da ona göre şekilleniyor. Google aramalarında istediği sıralara çıkmak veya mevcut sırasını korumak isteyenlerin ise Google örümceklerine mümkün olduğunca yardımcı olması yani istenen çıktının alınmasını sağlayacak girdiyi sunması gerekiyor. Bu çok basitmiş gibi görünen işlem trafiği, arama sonuçlarının şekillenişinin de belkemiğini oluşturmakta. Bir web sitesi olarak Google algoritmasının içine balıklama dalan web siteleri, “bir şeyler olduktan sonra” dışarı arama sonucu veri çıktısı olarak yeniden ortaya çıkıyor. Söylerken çok basit olsa da, şüphesiz SEO bu kadar basit bir iş olmanın bir hayli uzağında… Ancak burada yine de Google algoritmasına web sitesinin indexini alırken mümkün olduğunca kolaylık sunmanın, Google sıralamalarında arzu edilen kelimelerde yükselmek için SEO adına yapılabilecek en önemli site içi çalışmalardan biri olduğunun da altını çiziyorum.

 

Algoritmanın Esas Aldığı Etken Faktörlergoogle-seo

Google algoritması aslında “hayal gücünün sınırlarını bir hayli esnetecek” biçimde kompleks bir yapı. Web sitelerinin indexlenmesi ile algoritmaya gelen veri girdileri de kesin sınırları olan, dosdoğru şematik yapılara sahip değil. Her şeyin ötesinde, index bilgisinin dağıtılması için bile Google “her biri küçük bir kent olan” düzinelerce veri merkezi (Data Center) kurmuş durumda. Dünya üzerinde bugüne kadar yapılmış en gelişmiş ve en etkileyici fiber optik ağına sahip olan bu veri merkezleri, tüm internet ağına ve birbirine bu gelişmiş kelimesinin dahi yetersiz kaldığı fiber altyapı sistemiyle bağlı. İndex olarak betimlenen veri girdileri yüzlerce farklı veri bulutundan ve bu bulutların da her biri onlarca kişi tarafından yazılan devasa yazılımdan oluşuyor. Şayet bu veri merkezleri ve index veri girdisinin oluşturulmasında görev alan yazılımlardan daha da detaylı bahsetmeye çalışırsam, birkaç paragrafın açıklama yapmaya yeterli olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca bu denli detaylı bir bilgiye sahip olmanın SEO açısından avantaj sağlaması gibi bir durum da söz konusu olmadığı için bu bölümü mümkün olduğunca kısa geçiyorum. Bilindiği üzere söz konusu algoritmanın veri çıktısı oluşturması olduğunda tek etken unsur index verileri de değil. Linkler, dijital kimliklerin güvenilirliği, sosyal medya etkinliği, yerel ağlar, kullanıcı geribildirimleri (feedback), içerik yayınlayıcının güvenilirliği, yayınlanan içeriğin kalitesi, web sitelerinin tasarımı, paylaşım ağlarının (ki bunların başında Google+ geliyor) etkin kullanımı diğer etken unsurların sadece birkaçı…

 

Güncellenen Algoritma ve Uyumlulukgoogle-algoritma-güncellemesi

Algoritmanın veri çıktısı yani arama sonucu sıralamalarını oluştururken değerlendirdiği bütün bu etken faktörleri fiziksel bilgi olarak kavramsallaştırmaksa, Google dışındaki kişilerin pek de kolay bir biçimde yapabileceği bir işmiş gibi görünmüyor. Bunun için yapılan açıklamaların yakından takip edilmesi ve deyim yerindeyse ağzının içine bakılan Matt Cutts gibi bireylerin açıklamalarının doğru şekilde analiz edilmesi, sürekli değişen algoritmayla uyumlu SEO çalışmalarına imza atmak için oldukça önemli. Ülkemizde yüzlerce webmasterın adeta “takıntılı” olduğu Page Rank, Google algoritmasının önem verdiği konulardan biri olmasına rağmen bunun da onlarca etken faktörden sadece biri olduğunun unutulmaması gerekiyor. Hatta yeni algoritma güncellemesinin ardından web sitelerinin Page Rank değerlerinin etkinliğinin boyutuyla ilgili Google Plus topluluklarında ve SEO forumlarında çok ciddi tartışmalar yaşanıyor. Aynı şekilde etkili ve çabuk geribildirim alınabilecek bir SEO çalışmasının sadece backlinklere odaklanması da onlarca etken unsurun yalnızca biri üzerine oynanması manasına geliyor. Açıkça ifade edebilirim ki, bugünün ve geleceğin SEO dünyasında tek tarafa abanarak Google sıralamalarında istenen sonuca yükselmek, edinilen pozisyonun da kalıcı olmasını sağlamak mümkün değil. Google web sitesinin ilgili sayfa ya da sayfalarını yapılan aramayla eşleştirirken tek bir noktaya odaklanmadığı gibi, geçen zamanla birlikte etken bir faktör olarak değerlendirilen unsurların sayısı da sürekli olarak artıyor. Yani Google web sitesinin çok yönlü bir çalışma içerisinde olmasını ve internet sunduğu pozitif etkileşim imkanından da azami şekilde istifade etmesini istiyor.

Tüm bunların SEO açısından önemi ise “geniş bir perspektiften bakarak, uzun vadeli ve güncel planlamalar” yapılmasının artık elzem olduğudur. Geçmişte uygulanan SEO stratejilerinin esas aldığı bazı noktalar günümüzün yeni nesil Google algoritması tarafından hala önemseniyor olsa da, bu unsurların etkinliği ve veri çıktısının şekillenmesindeki değeri günden güne değişiyor. Backlink odaklı içerik çalışmaları, geçmişten günümüze önemi bulunan ancak yeni algoritma güncellemesinin ardından veri çıktısına yaptığı katkı azalan unsurlardan biri olarak görülüyor. Madalyonun diğer tarafın da yer alan sosyal medya araçlarının etkin kullanımı ise geçmişte de SEO açısından önemli olan lakin yeni güncelleme sonrasında önemini “kat ve kat” arttıran etken faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle tek yöne odaklanarak web sitesinin bütün SEO stratejisini bir tek ayağa yükleyenlerin, küçük bir algoritma güncellemesinin ardından sallanmaya başlaması kaçınılmaz hale geliyor.

backlink

Backlink Kalitesinin Doğru Şekilde Ölçülmesi

İçeriğe ilişkin çalışmaların ardından link kalitesinin ölçülmesi için binlerce yöntem varmış gibi görünse de, webmasterların bu doğrultuda birbirinden oldukça farklı yöntemleri benimsediği ve farklı araçların etkinliği konusunda da birbirinden oldukça farklı görüşler olduğu biliniyor. En basitinden site trafiği ve yorumların yoğunluğunu site linklerinin kalitesini ölçmek için kullananlar bulunduğu gibi, Google Webmaster araçlarından analiz programlarına oldukça farklı yöntemleri benimseyenler de mevcut. SEO çalışmalarını yakından ilgilendirdiği kadar dijital pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve yapılan çalışmaların etkinliğinin saptanması için önemi oldukça büyük olan link kalitelerinin belirlenmesi, farklı yöntemlerin kullanılması neticesinde alınan farklı sonuçlar nedeniyle kafa karıştırıcı bir uğraşa dönüşebiliyor. Eski kafa yaklaşımlarla yüzlerce linkin birbiriyle ve pek çok farklı web sitesi ile sosyal medya araçlarıyla etkileşime girdiği bir link ağı inşa etmek, özellikle yeni Penguen 2.1 algoritmasından büyük bir eksi alınmasına neden olabilir. Bunun için içerik linklerinin Google’ın yeni algoritması tarafından ne derece değerli olarak görüldüğünün tam manasıyla anlaşılması, SEO ve pazarlama stratejinin istenen sonucu vermesi açısından da hayati olarak isimlendirilebilecek kadar büyük bir öneme sahip.

 

İçerik Backlinklerinin Peşine Düşmekbacklink-alma

Web sitelerine değer biçilmesinde ve yüksek arama hacmine sahip olan yoğun rekabetli kelimelerdeki arama sonuçlarında backlink kalitesinin önemli olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Ancak yeni Google güncellemesi ardından tüm web sitelerinin, aldığı backlinklerin peşine düşmesi ve kalitesiz linklerden vakit kaybetmeden kurtulması gerekiyormuş gibi görünüyor. Eğer web sitesinin öncelikli hedefi kendisini ilgilendiren kelimelerde yapılan arama sonuçlarında daha yukarlarda yer almaksa, özellikle marka haline gelmiş kaliteli web sitelerinin arasından sıyrılmak için kaliteli linklere ihtiyaç olduğu aşikar. Bu doğrultuda içerik linklerinin kalitesinin ölçülmesi için benimsenebilecek etkili ancak bir o kadar da yorucu yöntemlerin başında, her bir backlink ile sağlanan içeriğin kalitesine ve bu içeriğin yayınlandığı web sitesinin güvenilirliğine göz atmaktır. MOZ tarafından desteklenen Open Site Explorer ve Fresh Web Explorer bu aşamada backlink kalitesinin incelenmesi için yapılan çalışmaların daha kolay bir şekilde halledilmesini sağlayan iki faydalı araç olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle siteye alınan yeni backlinklerin kalitesinin incelenmesi için bu iki aracın kullanılması, her iki aracın da oldukça kullanıcı dostu arayüzlere sahip olması ve farkında dahi olunmayan backlinkleri dahi fark edebilmesi sebebiyle webmasterlara ciddi bir kolaylık sağlayacaktır. Ancak en baştan hatırlatmakta yarar var ki, her iki araç da web sitesine yönlenen backlinklerin sayısına bağlı olarak incelemeyi biraz uzun sürelerde yapabiliyor. Yani araçların incelemesini tamamlaması için geçen süre, web sitesinin backlink sayısına bağlı olarak uzayabiliyor. Yine de her iki araç da çok fazla backlinke sahip olan web sitelerini dahi “nispeten” kısa bir sürede ve daha da önemlisi tutarlı bir biçimde inceleyebiliyor. Her iki aracın da içerik backlinklerinin gerek domain seviyesinde gerekse de sayfa seviyesinde inceleyebilmesi de büyük bir artı.

Ahref de içerik backlinklerinin kalitesini hızlı ve güvenilir bir şekilde incelemek için kullanılan popüler araçlardan biri. Ahref’in aracını kullanmanın en büyük avantajıysa, inceleme sonuçlarının data grafikleri ve diğer farklı şemalarda görüntülenebilmesi. Bu şekilde grafik bazlı sonuçların incelenmesi daha kolay bir hale gelirken, backlink etkisinin kısa ve uzun vadedeki etkilerinin analiz edilmesinde de daha kolay anlaşılır bir data elde edilebiliyor. Bu araç ile web sitesinin domaini gösteren adreslerin IP’leri ve doğrudan içeriğin kendisi pratik bir şekilde görüntülenebiliyor. Ayrıca Ahref’in aracı Domain Rank ve URL rank görüntülemesi de sunarak, platform üzerinden doğrudan metrik sonuçlara erişim sağlanmasına da imkan tanımakta. Bu araçlar dışında yeni güncelleme sonrasında backlink odaklı çalışmalar için Majestic SEO inceleme aracını kullanarak da kolay bir şekilde güvenilir sonuçlara ulaşılması mümkün. Hemen hemen içerik backlinkleriyle alakalı bilinmesi gereken her şeyi kısa süre içinde metrik sonuçlar şeklinde sunan Majestic SEO aracı, link trafiği ve backlink geçmişiyle ilgili detaylı fikir sahibi olunmasına yardımcı oluyor. Alıntı ve güvenilirlik akışı bölümlerinde sunulan sonuçlar, aracı kullanan webmasterların zahmetsiz bir biçimde backlinklerinin kalitesini incelemesini sağlıyor.

 

Google Webmaster Araçlarıgoogle-backlink

Google Webmaster Araçları (GWA) da siteyi işaret eden bağlantılar hakkında bilgi verse de, hala amatör ve profesyonel olarak SEO ile ilgilenen pek çok insan negatif yorumlarda bulunuyor. Genel olarak Google Webmaster Araçlarının eleştirilen yönü; sunulan bilgilerin her zaman güncel olmadığı ve birkaç haftalık eski verilerin görüntülendiği, bazen de aracın sağladığı verinin eksik olduğu. Ancak yine de web sitesinin Google’ın gözünden nasıl göründüğünü öğrenmenin en doğrusu olduğunu düşünen webmasterlar için GWA, web sitelerinin backlink yapısını incelemek için oldukça faydalı bir kaynak. Google tarafından sunulan Webmaster Araçlarının diğerleri kadar kullanıcı dostu olduğunu ve geniş veri sağladığını söylemek en azından şuan için pek mümkün olmasa da, her şeye rağmen GWA webmasterlar için önemini koruyor. Page Rank verilerini metrik bir biçimde görüntüleme imkanı sunmayı sürdüren GWA, PR değerinin yakın zamanda güncellenmediğinin görüntülenmesi ile titiz çalışmalarda problem olabiliyor. Ancak yine de herhangi bir içeriği işaret eden backlinklerin GWA kullanılarak görüntülenmesi ve farklı bir bakış açısı sunan verilere ulaşmak mümkün.

 

Daha Kaliteli Backlinklergoogle-pagerank

Webmasterların backlinkleri basit birer link çıkışı ya da girişi olarak görmemesi, her backlinkin birçok farklı değer kriteri olduğunu kesinlikle unutmaması gerekiyor. Aşağıda sıralanan birkaç temel madde, daha kaliteli ve etkin bir link ağı örülmesi için göz ardı edilmemesi gereken unsurları işaret ediyor. Önceden de amatör ya da profesyonel olarak SEO il ilgilenenlerin önemli olduğunu bildiği bu unsurlar bilhassa yeni Google güncellemesinden sonra daha da fazla önem kazanmış gibi görünüyor. Ayrıca backlink çalışmaları ile Google’ın gözüne girmek isteyenlerin, geçmişte olduğu gibi yeni güncelleme sonrasında da linklerinin “doğallığına” belki de her şeyden fazla dikkat etmesi lazım. Herhangi bir içerikle ilişkilendirilen backlinkin kalitesi, ilgili içeriğin yayınlandığı web sitesinin güvenilirliği kadar linkin çıktığı içeriğin kalitesiyle yakından ilişkili. Yani link çıkışının gerçekleştiği içeriğin sosyal medyada ne denli ilgi gördüğü, Google Plus hesapları üzerinden paylaşıldığında ne kadar yorumlandığı ya da kaç Google+ kullanıcısı tarafından +1’lendiği de artık kaliteli backlink arayanların dikkat etmesi gerekenler arasında yer alıyor.

  • Anchor Text (tıklanabilir kelime veya kelime grupları) sayısı ve sayfadaki konumu
  • Sayfadan giden linklerin sayısı
  • Sayfaya gelen linklerin sayısı
  • Linkin sayfadaki yeri
  • Do Follow linkler
  • Edinilmesi en güç ancak en güvenilir olan “.edu ve .gov” uzantılı linklerin sayısı
  • Kullanılan aracın Domaine ve sayfaya verdiği değer
  • İçerik kalitesini etkileyen sosyal medya ve Google+ aktiviteleri

Web sitelerinin backlink kalitesini incelerken üçüncü parti araçların kullanılması ile yüzlerce veya binlerce linki çok kısa bir sürede görüntülemek mümkün olsa da, kullanılan aracın “linklerin bazılarını” gözden kaçırması da mümkün. Bu aşamada kullanılan backlink analiz aracının güvenilirliği ve işlevselliği devreye giriyor. Gözden kaçan tek bir linkin dahi kapsamlı SEO çalışmaları yapılmasına karşın Google aramalarında istenen sıralarda yer alınmamasının asıl sebebi olması mümkün. Bu tür durumlarda webmasterlar SEO çalışmalarının neden istenen etkiyi vermediğini merak ederek sorunun nerede olduğunu bulmaya çalışırken, kullanılan analiz aracının yetersizliği sebebiyle gözden kaçan backlinklerin tüm bu sorunun kaynağı olabileceğini gözden kaçırabiliyor. Bazı sitelerin kalıcı bir ziyaretçi trafiği oluşturmak için sizin web sitenize link vermesi mümkün. Doğru analiz aracının kullanılması ile birlikte bu tür gözden kaçan linkler tespit edilebilir ve hangi web sitelerinden bu tür bir trafik talebi isteği geldiğinin kısa sürede saptanabilir. Bu tür linklerin bazıları web sitesinin gerek kaliteli backlinklere sahip olması gerekse de düzenli bir trafiğe sahip olması için son derece önemli olabilir. Kuşkusuz birçok farklı analiz aracının kullanılması ve oldukça tatminkar sonuçlar elde edilmesi de mümkün…

google-penguen-güncellemesi

Google Güncellemesi Sonrası SEO

Google’ın algoritma güncellemesine gitmesiyle birlikte neredeyse tüm webmasterları ve site sahipleri ciddi bir korku alırken, yeni algoritmayla birlikte herkes web sitesinin arama sonuçlarında hangi sıralarda yer aldığını araştırmaya koyuldu. Köklü bir değişim olarak şuan itibarıyla dünya genelinde Google üzerinden yapılan aramaların %90’ında kullanılan algoritma, geleceğin internet dünyasına uyum sağlamayı hedefleyen önemli bir geçiş sürecinin başlangıcı. Mobil teknoloji sayesinde insanların Google aramalarını sesli olarak yapması algoritmanın da dil kullanımının kompleks yapısına yanıt verebilecek özelliklere sahip olmasını gerektirirken, bir yandan da insanların arama alışkanlıklarının değişimi bu güncellemenin kaçınılmaz hale gelmesine neden oldu. Kısa terimlerle yapılan aramalarda birçok kullanıcının aradığı içeriğe ulaşamadığını ve daha uzun arama terimleriyle yeniden arama yaptığını fark eden Google, yeni algoritmasıyla anahtar kelimeye endeksli backlink çalışmalarının da adeta tarih olmasına neden oldu. Geleceğin SEO çalışmalarını bugünden şekillendirmeye başlayan yeni algoritmayla birlikte Google sorgularında üst sıralarda yer almak isteyen web sitelerinin kendini yepyeni bir döneme hazırlaması gerekiyor.

 

Anahtar Kelimeler ve Sıralama Mantığıgoogle-logo

Uzun zaman boyunca uzun anahtar kelimeler (Long Tail Keywords) dijital pazarlamacılar ve özellikle de SEO hizmeti veren firma ya da kişiler için düşük arama hacimleri nedeniyle önemsiz ayrıntılarken, Google’ın yeni algoritmasıyla birlikte tüm bu algı değişiyor. Google üzerinden yapılan aramalarda kullanıcıların ne derece kompleks terimler kullanırsa doğru orantılı olarak daha kaliteli içeriğe ulaşmasını hedefleyen Google, yeni algoritmasını da oldukça kompleks arama terimlerini algılayabilecek ve bu doğrultuda en tutarlı sonuçları sunabilecek şekilde geliştirdi. Ayrıca Google uzun süre boyunca yaptığı incelemelerde arama motoru kullanıcılarının karşısında yapay bir zeka varmışçasına doğrudan soru yönelterek arama yaptığını ve Google’dan öneriler talep ettiğini gördü. Bu da yeni algoritmanın oldukça uzun soru cümlelerine başarılı bir biçimde yanıt verebilecek kadar kompleks bir yapıya sahip olmasını sağladı. Kullanıcıların daha tutarlı sonuçlara ulaşması için daha uzun arama terimleri kullanmasını tavsiye eden Google, algoritma güncellemesiyle birlikte SEO ve pazarlama odaklı tüm stratejilerin de değişmesine neden oldu. Çoğu zaman birkaç kelimelik aramalarla birbirinden son derece ilgisiz web sitelerini üst sıralarda görebilen kullanıcıların bu durumdan şikayet etmesi üzerine Google da algoritmasının çoklu kelime kullanımına endekslemeye başladı. Bu doğrultuda yapılan kompleks bir aramada algoritma artık mümkün olduğunca fazla verinin bulunduğu içeriklere öncelik verirken, bu doğrultuda sıralama mantığını da “içerik sağlayıcının güvenilirliği” üzerine kurguladı. Yayıncının internet kaynakları ne derece verimli kullanabildiği ve paylaşımlarının kullanıcılar tarafından ne derece takip edildiği, yeni algoritma için web sitesinin güvenilir derecesi belirlerken temel referanslar oluyor.

 

Web Sitelerinin Güvenilirliğigoogle-site-güvenliği

Yeni algoritmanın uzun arama terimlerine dahi oldukça tutarlı sonuçlar sunabilmesinin hedeflenmesi üzerine Google web sitelerinin tutarlılığının belirlenmesindeki mantığı da ciddi manada değiştirdi. Bu doğrultuda içerik yayıncısının sosyal medyadaki etkinliği büyük önem kazanırken, web sitesinden çıkan linkler ile internet kullanıcılarından alınan geribildirimler (feedback) arasındaki denge daha da önemli hale geldi. Sosyal medyanın aktif bir biçimde kullanılması dendiğinde sürekli olarak Facebook ve Twitter hesaplarından paylaşım yapmak akla gelse de, yapılan paylaşımlardan pozitif geribildirim alınamaması halinde algoritmanın web sitesine ceza kesmesi de mümkün. Zira sürekli olarak gerek yayınladığı içerikteki belirli anahtar kelimelerden gerekse de sosyal medya araçlarından sürekli olarak link paylaşımı yapan web sitelerinin paylaşımı arttıkça, internet kullanıcılarından aldığı geribildirimin de artması gerekiyor. Aksi olması durumunda yeni algoritma, bu tür adeta kendi kendine link paylaşan sitelere faturayı arama sonuçlarında kesiyor. Web sitelerinin sosyal medya araçlarındaki paylaşımlarının ne derece beğenildiği, bu paylaşımlarla alakalı yapılan tartışmalar, sosyal medya kullanıcılarının web sitesinin yayınlarını kendi çevresiyle paylaşması gibi unsurlar yeni algoritmada üst sıralarda yer almak isteyen bütün web sitelerinin bilhassa dikkat etmesi gereken unsurlar haline geldi. Sosyal medyanın geçmiş dönemde de SEO odaklı çalışmaları pozitif yönlü etkisi bulunduğu bilinse de, bu güncelleme ile bu etkinin boyutu çok daha gelişti. Ayrıca içerik yayıncılarının sadece metin yayınlaması ve bu metinlerden ilgili domainlere link çıkması da artık yeni algoritma için yeterli olmamakta, başta Youtube olmak üzere görsel etkileşim kanallarından da olumlu geribildirim almak için kapsamlı çalışmalar yapılması gerekmekte.

 

SEO Çalışmalarının Merkezi Google Plus google-plus

Yeni algoritma, web sitelerinin güvenilirliğini derecelendirirken artık yayıncının dijital kimlik kartı manasına gelen Google Plus hesaplarının yönetimini de ciddi derece önemsiyor. Ülkemizde birçok internet kullanıcısının hala bir Google+ hesabı bulunmamakta, çoğu tüzel ve gerçek kişi ise var olan hesaplarıyla pek fazla ilgilenmemekte. Ancak yeni algoritmanın devreye girmesinin ardından kendisini ilgilendiren Google aramalarında üst sıralarda yer bulmak isteyen herkesin artık Google+ hesaplarını etkin biçimde kullanması gerekiyor. Tıpkı söz konusu sosyal medya olduğunda yeni algoritma geribildirime önem verirken, Google Plus hesaplarının da kullanıcı etkileşimi azami düzeye çıkarak şekilde kullanılmasını istiyor. Bu doğrultuda içerik yayıncısının sürekli olarak Google Plus hesabından link paylaşımı yapması ancak bu paylaşımlar hakkında yorum yapılmaması, çok az kullanıcının paylaşımları +1’lemesi, web sitesinin içeriğinin kullanıcılar tarafından paylaşılmaması negatif yönlü bir etkiye sebep oluyor. Google dünya genelinde 15. yaşına istinaden devreye soktuğu bu yeni algoritmasıyla birlikte Google Plus markasının dijital dünyadaki öneminin daha da artmasını sağladı. Zaten dünya devi markanın Google+ uygulamasından hemen vazgeçeceği ve popüler olmadığı diye hesapların aramalar üzerindeki etkinliğini azaltacağını düşünmek abesle iştigal olurdu. Nitekim yeni algoritma için Google Plus hesapları, “arama sonuçlarının iyileştirilmesi” için başvurulan temel kaynaklardan birine dönüşüyor. İçerik yayıncısının Google+ hesabında yaptığı paylaşımların kaç kişi tarafından +1’lendiği, bu paylaşımların ne boyutta tartışmalara neden olduğu, kullanıcıların web sitesinin paylaşımlarını kendi sosyal çevresiyle paylaşması arama sonuçlarını da ciddi derecede etkiliyor. Ancak yeni algoritma bunlar dışında web sitelerinin Google Plus gruplarındaki üyeliklerini, bu gruplardaki tartışmalarda ne derece faal olduğunu, grup üyelerinin yönelttiği sorularla ilgilenerek faydalı cevaplar yazıp yazmadığını dahi önemsiyor. Yani Google Plus profillerinin etkin kullanımından bahsedilirken, gerçek anlamda hesap sakinlerinin aktif olmasını istiyor. Etkinlik artıkça ve en önemlisi de bu artışla paralel olarak geribildirim alındıkça, algoritmanın bir güvenilirlik referansı olarak başvurduğu Google Plus hesabı da web sitesinin Google sıralamalarında ciddi derece yükselmesine yardımcı oluyor.

 

Tüm bu değişimlerin ardından SEO çalışmalarında kullanıcıların arama terimlerini hangi maksatla kullandığının doğru şekilde saptanması ve bu doğrultuda içerik üretilmesinin de önemi artıyor. Ayrıca Google Plus, Youtube, Facebook, Twitter ve diğer popüler araçların da geribildirim esasına bağlı olarak kullanılmaması durumunda web sitelerinin özellikle yoğun rekabet yaşanan kelimelerde üst sıralarda yer alması mümkün değilmiş gibi görünüyor.

google-plus-logo

Arama Sonuçlarının İyileştirilmesinde Google+ Etkisi

Beklenen algoritma değişiminin ardından Penguen artık web sitelerinin ve yayınladıkları içeriğin kalitesini belirlemek için eskiye nazaran çok daha fazla referans noktasına başvurmakta, geçmişte dikkate alınan referansların sıralamalara olan etkisi de değişmekte. Google daha önce birçok kez internet kullanıcının dijital nüfuz cüzdanı olarak gördüğü Google Plus’tan kolay kolay vazgeçmeyeceğini söylemiş olsa da, yeni algoritmaya kadar çoğu webmaster Google+ hesaplarının etkin şekilde yönetimine fazla önem vermiyordu. Nitekim ülkemizde hala çoğu internet kullanıcısının bir Google+ hesabı bulunmazken, en az bir o kadar kişi de var olan Google+ hesabıyla fazla ilgilenmiyor. Oysa Google Penguen 2.1 güncellemesinin ardından arama motoru içerik kalitesini ve dolayısıyla bu içeriğin yayınlandığı web sitesinin kalitesini belirlemede, Google Plus hesaplarındaki aktiviteyi dikkate alıyor. Google, Google+ hesaplarının “arama sonuçlarının iyileştirilmesinde başvurulan temel bir referans noktası” olduğunun altını çiziyor. Buysa Penguen 2.1 güncellemesinin ardından yayınlanan içeriğin arama motoru tarafından kaliteli olarak kabul edilmesi için mutlaka ama mutlaka Google+ hesaplarının etkin bir şekilde kullanılması gerektiği anlamına geliyor.

 

+1’ler Arama Sonuçlarının İyileştirilmesinde Doğrudan Etkiligoogle-plus-logo

Google Plus kullanıcıları ve SEO ile uzaktan veya yakından ilgilenen herkesin aklında uzunca bir süredir, +l’lerin Google aramalarıyla ne derecede ilişkili olduğunda dair soru işaretleri bulunuyordu. Bu soru işaretlerine yeni güncellemeden sonra bir açıklık getirmek gerekirse, yapılan çalışmalarla Google+ hesabı üzerinden yapılan paylaşımların +1’lenme oranı ile Google sorgularındaki sıralama arasında yakın bir ilişki bulunduğu şüpheye yer vermeyecek biçimde ortaya çıktı. Dolayısı ile artık Google+ hesabı üzerinden yapılan herhangi bir içerik veya link paylaşımının kaç kişi tarafından +1’lendiğinin arama sonuçlarının iyileştirilmesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olup olmadığının değil, bu etkinin hangi boyutta olduğunun tartışılması gerekiyor. Pengueni memnun etmek isteyen web sitelerinin artık kesinlikle Google Plus hesaplarını etkin bir biçimde yönetmeye odaklanması gerekiyor. Google+ hesaplarındaki etkinliğin sosyal medya araçlarını faal bir biçimde kullanmakla eşdeğer düzeyde önemli olduğunu söyleyenler bulunmasına rağmen en azından şuan için Google Plus’ın SEO çalışmalarına hangi yüzdeyle etki ettiğini söylemek mümkün değilmiş gibi görünüyor. Son günlerde arama motoru optimizasyonuyla ilişkili Google+ topluluklarında bu konuda binlerce farklı tartışma konusu açılmakta ve bu tartışmalara yapılan yorumlar incelendiğinde tanınmış sitelerle çalışan yabancı SEO uzmanlarının dahi söz konusu etkinlik yüzdesi olduğunda farklı görüşlere sahip olduğu görülmekte. Ancak yine de herkesin fikir birliğine vardığı noktaysa, artık Google+ hesabını aktif bir biçimde kullanmayan web sitelerinin uzun vadede Google aramalarında üst sıralarda yer bulmasının çok daha zor olacağı yönünde.

 

Google+ Hesaplarının Etkin Kullanımıgoogle-plus

Penguen artık Google sorgularında “uzun vadeli” olarak kendine üst sıralarda yer bulmak isteyen web sitelerinin Google+ hesaplarını etkin bir şekilde kullanmasını istese de, tam da bu aşamada Google Plus hesabındaki etkinliğe dikkat edilmesi gerekiyor. Zira durmaksızın Google+ hesabı üzerinden içerik ve link paylaşan web sitelerinden yaptığı paylaşımla doğru oranda pozitif yönlü geribildirim (feedback) alması isteniyor. Yani Google+ hesabının etkili bir biçimde kullanılmasının sürekli olarak paylaşım yapmak olduğunun zannedilmesi ve bu paylaşımların da beklenen geribildirimleri almaması, web sitesinin etkili bir SEO çalışması yapmak isterken bizzat kendi bindiği dalı kesmesi anlamına gelebilir. Google+ hesabı üzerinden her gün onlarca değil, haftada sadece tek bir tane dahi paylaşım yapan bir web sitesinin yaptığı bu paylaşımın yüzlerce kullanıcı tarafından +1’lenmesi ve paylaşıma yüzlerce yorum yapılması halinde arama sonuçlarında hızla yükselmesi mümkün. Yani bu şekilde az ancak internet kullanıcılarının ilgisini çeken paylaşımlar yaparak dahi son derece etkili bir SEO çalışması yapılması mümkün. Google+ hesapları kullanılırken tıpkı sosyal medya araçlarının kullanımında olduğu gibi, yapılan paylaşımla geribildirim arasındaki ilişkiye bilhassa dikkat edilmesi gerekiyor.

 

Google+ Topluluklarının Önemi google-plus-hashtag

Bütün bunların dışında yeni algoritma kullanıcıların Google Plus hesaplarını aktif bir şekilde kullanmasını isterken, bu da sadece paylaşım yapmak olarak tanımlamıyor. Kullanıcının hangi Google+ topluluklarına üye olduğunu ve bu topluluklarda tabiri caizse sazı ne derece eline aldığına bakan algoritma, kullanıcıların Google+ topluluklarındaki tartışmalarda faal bir şekilde rol almasını da talep ediyor. Farklı topluluklardaki üye sorularını içtenlikle yanıtlayan kullanıcılar zaten diğer üyelere yardımcı olduğu için yine dönüp dolaşıp +1 alacağından, aslında Google+ topluluklarına biraz dahi olsa zaman ayrılması son derece yararlı olacaktır. Topluluk üyelerinin sorularına açıklayıcı ve yararlı olmayı hedefleyerek cevap veren kullanıcıların cevapları diğer kullanıcılar tarafından paylaşılacak, bu sayede sadece sitenin linklerini paylaşarak +1 peşinde koşmakla uğraşılması da gerekmeyecek. Özellikle sürekli link paylaşımı yapmadan mümkün olduğunca +1 toplamanın ve bu sayede organik bir SEO çalışması yapmanın peşinde olanların, Google+ topluluklarında etkin olmaya çalışmasında çok büyük fayda var. Ayrıca bu topluluklarda SEO ya da herhangi bir konuda merak edilen konularda sorular sorulabilir ve bu sayede de hatırı sayılır miktarda +1 elde edilebilir. Bu açıklamaya örnek olması açısından paragrafın başına koyduğum görselle, kendi Google+ hesabımla üye olduğum bir toplulukta sorduğum sorunun kısa bir süre içinde nasıl +1 toplandığına dikkat çekmek istiyorum. Yani sadece Google+ topluluklarında üyelerin sorularına yanıt vermeye odaklanmadan üyelerin ilgisini çekebilme potansiyeline sahip, güncel konularla ilgili yöneltilen sorularla da +1 toplamak mümkün. Özellikle paragraf başındaki görselde de görüldüğü gibi, yönelttiğiniz bir soru dahi olsa Hashtag kullanmaya da dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Google+ hesaplarında yapılan paylaşımlar, yöneltilen sorular ya da verilen cevaplarda Hashtag kullanımı daha fazla ilgi çekmenizi ve dolayısı ile daha fazla +1 toplama şansına sahip olmanızı sağlayacaktır.