google-penguen-güncellemesi

Google Güncellemesi Neleri Değiştirdi?

google-penguen-güncellemesiKısa süre içinde dünya genelinde devreye giren Google’ın yeni algoritmasının artık Google üzerinden yapılan küresel aramaların %90’ında görev başında olduğu açıklandı. Geleceğin SEO dünyasını bugünden şekillendirmek üzere oldukça köklü bir değişimin habercisi olan bu Penguen 2.1 güncellenmesi, Google’ın 15. doğum gününe istinaden Hummingbird ismiyle lanse edildi. Google kullanıcılarının mobil teknoloji sayesinde arama motoru üzerinden yaptığı sorgularda ses kullanması, sosyal medya etkinliğinin artması ve bilhassa markanın Google Plus kullanımını teşvik etmesiyle birlikte SEO adına yapılan çalışmaların da rotası değişti. Dijital pazarlama stratejilerini oluştururken de farklı bir zihniyet takınılmasını gerektiren bu algoritma değişimi, “kaliteli içerik ve güvenilir içerik sağlayıcısı” tanımlarının da değişmesi anlamına geliyor. Kısa süre içinde tüm Google sorgularının değişmesine ve birçok web sitesinin onlarca sayfa düşmesine veya çıkmasına neden olan algoritma güncellemesi, birçok webmasterda da kısa süreli bir paniğe sebep oldu. Şuan için hala genel olarak kimse hangi alanların Google sıralamalarına yüzde olarak nasıl bir etkide bulunduğunu söylemiyor olmasına rağmen açıklamaların ardından geleceğin SEO dünyasında nelere dikkat edilmesi gerektiği de ortaya çıkmaya başladı.

 

Şematik Aramalarla Daha Tutarlı Sonuçlar

google-aramaYapılan araştırmaların ardından Google artık kısa aram terimleri kullanarak doğrudan istenen içeriğe ulaşılmasını sağlayan anahtar kelime (keyword) mantığında köklü değişimlere gitti. Dünya genelindeki Google kullanıcılarının birkaç kelimeyle arama yapmayı tercih etmesi durumunda tatmin edici içeriğe ulaşamadığını ve arama motoruna geri dönerek bu kez daha uzun terimlerle yeniden arama yaptığını fark eden Google, algoritmasının da daha kompleks sorguları tanımlayabilecek ve tutarlı yanıtlar sunabilecek hale dönüşmesini sağladı. Bu doğrultuda yeni algoritmayı kullanan Google kullanıcılarına; ne kadar kaliteli içeriğe ulaşmak istiyorlarsa o kadar kompleks arama terimleri kullanmaları tavsiye ediliyor. Yani yeni algoritma arama sonuçlarının iyileştirilmesinde, yapılan aramanın kompleks bir yapıya sahip olup olmamasına bakıyor. Tüm bu değişimin SEO ve dijital pazarlama stratejilerini ilgilendiren bölümü ise geçmişte çok düşük arama potansiyeline sahip olduğu için önemsenmeyen uzun kuyruklu anahtar kelimelerin (Long Tail Keywords) artık çok ama çok önemli olduğu. Google kullanıcıları daha kompleks arama terimleri kullanarak daha da kaliteli içeriğe ulaşabileceğinden, kısa bir süre içinde Google kullanıcılarının da arama alışkanlıklarında köklü değişimler olacak. Günümüz itibarıyla zaten pek çok kullanıcı aramalarında istediği içeriğe ulaşamadığından dert yanmakta, bu sorunlarla karşılaşmak istemeyenlerin bir ya da iki kelimelik terimlerden ziyade daha kompleks arama terimlerini kullanması gerekecek.

 

Konum Odaklı Arama Sonuçları

google-haritaYeni algoritmanın arama sonuçlarını iyileştirmek için başvurduğu temel referanslardan biri de, Google kullanıcısının bulunduğu konum. Zira Google tarafından uzun zamandır yapılan analizlerde, kullanıcıların oldukça büyük bir bölümünün arama motorunu direk muhatap alarak “soru ifadeleriyle” arama yaptığı görüldü. İnternet kullanıcıları Google Arama Motoruna yönelttiği sorularla bireysel ve ticari ihtiyaçlarını karşılamak üzere ideal alternatiflere ulaşmak istiyor. Bu sebeple yeni algoritma hazırlanırken Google, kullanıcının arama motoruna yönelttiği soruya ideal cevabın ancak kişinin bulunduğu konumu da referans alarak sunulabileceğini fark etti. Dolayısı ile artık kullanıcılar Google’a birkaç kelime ile “İstanbul sinema salonu” yazmak yerine; “İstanbul’daki en yakın sineme salonu nerede/hangisi?” şeklinde doğrudan soru cümleleri yöneltecek ve algoritma da daha kompleks yapıları algılayabildiğinde kişinin konumuna göre sonuç sunabilecek. Aynı sorgusu il ifade kullanmadan “En yakın sinema salonu nerede?” şeklinde yönelten iki farklı şehir sakininin karşılaştığı sonuçlar da birbirinden tamamen farklı olacak. SEO çalışmalarıyla hizmet verdiği çevredeki potansiyel müşteri kitlesine doğrudan ulaşmak isteyen firmaların da tüm bu arama alışkanlarına cevap verebilecek şekilde bir strateji geliştirmesi gerekecek.

 

Geleceğin İnterneti Mobil Teknolojiyle Şekillenecek

mobil-internet-googleGoogle üzerinden yapılan aramalarda mobil cihaz kullanıcılarının sayısı her yıl daha da artarken, söz konusu restoran ya da sinema gibi etkinlik mekanları olduğunda bu oranın %50’yi aştığı görülüyor. Mobil teknolojinin açık ara lideri konumunda olan Apple’ın tüm kullanıcılar tarafından beğeniyle kullanılan uygulaması Siri sayesinde Google aramalarını sesli olarak yapanların sayısı da katlanarak artmakta. İnsanların Google Arama Motorunu yazarak kullanması ile tüm sorgularını günlük dili kullanarak yapması arasında ise tartışmaya dahi gerek olmayacak kadar büyük bir fark bulunuyor. Günlük dilin esnek kullanımı ve rahatlığı sayesinde artık Google kullanıcıları çok daha kompleks sorgular yapabiliyor. Zaten bu algoritma güncellemesine gidilmesinin de temel amaçlarından biri, sesli aramalarla yapılan sorguların günden güne daha da karmaşık hale gelmesi. Google’ın yeni algoritma güncellemesi sonrasında daha kompleks arama terimlerine daha da tutarlı sonuçlar sunmayı vaat etmesinin altında yatan en önemli neden olan arama motorunun konuşma diliyle kullanılması, özellikle Google Glass kullanımının yaygınlaşması ile daha da ön plana çıkacak. Şimdiden teknoloji meraklılarının dört gözle beklediği Google Glass’ın birincil arayüzünü oluşturan sesli komut algılama sistemleri, Glass kullanıcılarının da bütün sorgularını kendi sesiyle “dilediği gibi” yapmasına imkan tanıyacak. Bu algoritma güncellemesi, yakın gelecekte dünya üzerindeki yüzlerce dilde birbirinden çok farklı Google sorguları yapılmasına olanak sağlayacak olan Google Glass için temel bir altyapı oluşturulmasına yönelik ilk adım. Yani yakın gelecekte Google Glass da dahil olmak üzere tüm mobil cihaz kullanıcılarının sesli aramalarını esas alan pek çok algoritma güncellemesi olacak. Bu şekilde Google kullanım alışkanlıklarının kökten değişmesi, anahtar kelime odaklı yapılan SEO çalışmalarında da hedef müşteri kesiminin çok daha yakından incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Google kullanıcılarının hangi kompleks arama terimlerini, hangi içeriğe ulaşmak için kullandığını kısa süre içinde kavrayabilen web siteleri yeni algoritmada da kendine üst sıralarda yer bulabilecek.

 

 

Google Plus ve Sosyal Medya Araçları

google-plusGoogle algoritma güncellemesi ile birlikte kullanıcılarına daha kompleks arama terimleriyle daha da tutarlı sonuçlara ulaşmayı vaat ederken, algoritmanın referans olarak aldığı temel kriterlerin en önemlilerinden biri de Google Plus hesapları oluyor. En baştan belirtildiği üzere yeni algoritmanın kaliteli içerik ve güvenilir içerik sağlayıcısı algısında büyük değişimler var. Bu doğrultuda kaliteli içeriğin ve güvenilir içerik sağlayıcının belirlenmesinde de birkaç tane referans noktası değil, onlarca farklı unsur dikkate alınıyor. Bu unsurların en önemlilerinden biri de, markanın kendi ismini koyarak ne derece iddialı olduğunu ilk günden gösterdiği Google+ oluyor. Ülkemizde hala bazı kullanıcıların ısınamadığı, çoğu insanın da bir hesabının dahi olmadığı Google+ hesaplarının etkili bir şekilde yönetilmesi; arama sonuçlarında da yükseklerde yer bulunmasıyla eşanlamlı hale geldi. Zira Google bizzat yeni algoritmanın arama sonuçlarını iyileştirmek için içerik sağlayıcıların Google+ profillerine başvurduğunu belirtti. Google+ hesaplarının etkili bir şekilde yönetilmesi algoritma için içeriğin kaliteli ve içerik sağlayıcının da güvenilir olduğu manasına geldiğinden, şuana dek hesabıyla ilgilenmeyenlerin ve bir Google Plus hesabı olmayanların elini çabuk tutması gerekiyor. Google+ hesaplarının etkili yönetiminden kast edilen ise kesinlikle yalnızca link paylaşımı yapmak değil. Yapılan paylaşımlara mutlaka pozitif geribildirim (feedback) alınmasını isteyen algoritma, sürekli paylaşım yapan ancak paylaşımları kullanıcıların ilgisini çekmeyen sitelere ceza dahi kesebiliyor. Aynı durum sosyal medya araçlarının etkin biçimde kullanılmasında da birebir olarak geçerli… Youtube, Facebook, Twitter başta olmak üzere sosyal medya hesaplarıyla ilişkilendirilen web sitelerinin durmaksızın paylaşım yapması halinde eşdeğer oranda pozitif geribildirim olması istenmekte. Google+ hesapları ve sosyal medya araçları üzerinden paylaşılan içeriğin ne kadar beğenildiği, hakkında yapılan yorumlar, kullanıcıların bu içeriği kendi sosyal çevresine ulaştırmak için ne derece paylaşım yaptığı gibi konular artık SEO açısından görmezden gelinemeyecek kadar önemli unsurlara dönüşüyor.

content is king

Penguen 2.1 Güncellemesi ve İçeriğin Önemi

İnternet dünyasında taşları yerinden oynatan ve hala pek çok webmasterın çözmek için kafa patlattığı yeni Google Penguen 2.1 güncellemesi, bugüne kadar klişe haline gelen SEO anlayışını tamamen olmasa bile büyük bir değişime zorluyor. Google’ın geleceği düşünerek köklü bir değişim sürecini başlattığı yeni nesil algoritması, arama motoru üzerinden yapılan sorgularda referans alınan pek çok noktayı ve pek çoğunun da sahip olduğu önemin derecesini değiştirdi. İçerik  kalitesinin hala çok fazla önemli olduğu yeni algoritmada farklı olarak, “kaliteli içeriğin tanımı” değişmiş durumda. İçerik yayıncısının dijital dünyadaki güvenilirliğinin ve internet kaynaklarını verimli bir biçimde kullanabilmesinin öneminin katlanarak arttığı Penguen güncellemesinde ayrıca Google Plus hesaplarının başarılı bir şekilde yönetilmesi de adeta bir zorunluluğa dönüşüyor. Yeni Google algoritmasının arama motoru sıralamalarında hangi konularda kesin olarak ne derece etkili olduğunu şuan için kimsenin söylemesi mümkün gibi görünmese de, genel hatları ile nelerin değiştiğine birlikte göz atalım.

Google Plus Hesaplarının Doğru Yönetimi

Google+Çoğu internet kullanıcısının hala bir hesabı olmadığı ve hesabı olan pek çok insanın da aktif olmadığı Google+, yeni algoritma değişikliği ile “güvenilir içerik sağlayıcısı” kimliğine sahip olmak isteyenlerin en büyük silahı haline dönüşüyor. Zira dijital dünyanın bir numarası Google Plus markasından kolayca vazgeçmeyeceğinin sinyallerini zaten çok önceleri vermişti ve bu yeni güncellemeyle de sıralamalarda Google+ hesaplarının doğru şekilde yönetilmesinin etkisini arttırdı. Google tarafından düzenlenen “Sosyal Medya Haftası” etkinliğinde marka bizzat Google Plus hesaplarının arama motoru üzerinden yapılan sorguları iyileştirmede ciddi etki sağlayacağını belirtmişti. Nitekim artık “kaliteli içerik” dendiği zaman sadece içeriğin titizlikle hazırlanması ya da imla hatalarına yer verilmemesi gibi hususlar değil, yayınlanan içeriğin Google+ hesabı üzerinden ne şekilde yönetildiği de önem kazanıyor. İçerik yayıncısı tüzel ya da gerçek kişinin Google Plus gruplarındaki etkinliği, sorulan sorulara verdiği “açıklayıcı” cevaplar, yayınlarının kaç kişi tarafından +1’lendiği, kişinin başkalarının yayınlarını +1’leyerek başkalarına ulaştırması, yorumlar ve tartışmalar gibi pek çok Google+ aktivitesi artık arama sonuçlarını doğrudan etkiliyor. Google SEO açısından da büyük yardımı dokunacak olan Google+, yeni algoritma için kaliteli içerik üreticilerini belirlemede büyük bir role sahip.

İçeriğin Yararlı Olması

content-is-kingYeni algoritma ile SEO çalışmalarını ilgilendiren yeni kavramlardan biri de, “otorite” olan içerik yayıncıları. Google artık yayınlanan herhangi bir içeriğin kim tarafından yazıldığıyla ve bu kişinin de ilgili konu hakkında ne derece bilgili olduğuyla yakından ilgileniyor. Bu doğrultuda kişinin sosyal medya araçlarını etkin bir şekilde kullanımı yeni algoritma için güvenilir bir içerik yayıncısı olma açısından önem kazanmakta. Yararlı içerik yayıncılarının eninde sonunda sosyal medyada kendisine önemli bir takipçi kesimi bulacağını düşünen Google, güncellediği Penguen algoritmasıyla birlikte yararlı içerik tanımını sosyal medya etkileşimiyle ilişkilendiriyor. Ancak bu aşamada muhakkak dikkat edilmesi gerekense, kendi kendine paylaşım yaparak sosyal medya yönetimini yapmaya çalışanların sitelerinin Google sıralamasında ciddi bir düşüş yaşamasına bizzat yardımcı olabileceği. Zira yeni algoritma sosyal medya araçlarının kullanımından da önce yapılan link paylaşımlarının internet kullanıcılar tarafından ne derece ilgi gördüğüyle ilgileniyor. Sürekli olarak Facebook, Twitter, Pinterest, LinkedIn ve diğer ağlarda paylaşım yapmasına karşın içeriklerinin kimse tarafından tartışılmadığı, beğenilmediği ya da paylaşılmadığı web sitelerine yeni algoritma tarafından ceza kesilebiliyor. Aynı durum söz konusu Google+ olduğunda da farklı değil. Sürekli olarak link paylaşımı yapan ve diğer sitelerden de link alanların da söz konusu etkin SEO çalışması yürütmek olduğunda bilhassa dikkat etmesi gerekiyor. Bu tür yanlış uygulamalar neticesinde internet kullanıcılarının ilgilenmediği içerikleri durmaksızın servis eden web sitelerinin Google sorgularında ciddi düşüşler yaşaması olası.

Mobil İnternet Gelecek Demek

Google üzerinden yapılan aramalarda artık söz konusu sosyal etkileşim mekanları, restoranlar, tiyatro ve sinema salonları, konserler ve diğer etkinlikler olduğunda mobil cihaz kullanıcıları ilk sırada yer alıyor. Öyle ki, bazı konularda Google’a danışanlarında neredeyse %60’ı aramalarını mobil olarak yapıyor. Bu ilgiyi uzun süredir takip eden ve ciddi bir kara dönüştüren Google, yeni gözlük teknolojisi Google Glass ile mobil internet kullanımının daha da artacağını biliyor. Ayrıca Google Glass kullanıcıları tüm Google aramalarını sözlü olarak yapacağından, yeni algoritmayla sesli arama alışkanlıklarına yanıt verebilecek bir sisteme geçiliyor. Bunun haricinde Apple’ın popülerliği sürekli artan uygulaması Siri sayesinde Apple kullanıcılarının da Google aramalarında yazmak yerine konuşmayı tercih etmesi ve bu şekilde sesli arama yapanların sayısının her yıl biraz daha artması, Google’ın arama motoru algoritmasında dilin kompleks kullanımını algılayabilecek yeni güncellemelere gitmesine neden oldu. Google çok da uzak olmayan bir gelecekte arama motoru üzerinden yapılan sorguların %90’ına yakının sesli olarak gerçekleştirileceğini öngörüyor ve bu sebepten ötürü yeni algoritmasında da insan dilinin kompleks bir şekilde kullanımına yanıt vermeyi hedefliyor. Yazarak Google üzerinden arama yapmakla dilin kullanılması arasında dağlar kadar fark olduğundan, arama motorunun algoritmasının da bu karmaşık dil kullanımına uygun bir şekilde yapılandırılması gerekiyordu. Nitekim bu yeni güncellemede geleceğin arama motoru kullanımı düşünülerek geliştirilen dev bir projenin ilk adımı olma özelliğine sahip.

Daha Kompleks Arama Terimleri

Long-Tail-DinasaurGoogle üzerinden iki ya da en fazla üç kelimenin kullanılmasıyla yapılan aramalarla birçok internet kullanıcısının aradığı içeriğe ulaşamadığının fark edilmesi, Google’ın daha karmaşık arama terimlerinin kullanımına yönelen kullanıcılara etkin hizmet sunacak yeni bir algoritma geliştirmesini sağladı. Nitekim dünya genelini kapsayan analizlerde Google, arama motoru kullanıcılarının birkaç kelime kullanarak yaptığı sorgulardan sonrasında geçen birkaç dakika içinde ilk sıralardaki siteleri taradığını ve sonrasında arama motoruna dönerek bu kez daha fazla kelime kullanarak yeni bir arama yaptığını gördü. Bu sebepten ötürü yeni algoritmanın en büyük özelliği, kullanıcıya sunduğu içeriğin kalitesinin yapılan aramanın kompleks olmasıyla doğru orantılı olması. Yani yeni algoritmayla hedeflenen; kullanıcı ne kadar kompleks bir arama yaparsa, o derece kaliteli içeriğe ulaşması. Bunun SEO açısından göz ardı edilmemesi gereken önemiyse, geçmişte düşük arama hacimleriyle çoğu webmasterın ve site sahibinin göz ardı ettiği “Long Tail Keywords” yani uzun kuyruklu anahtar kelimelerinin gelecekte daha da ön planda olacağı. Dünyanın dört bir yanında yüzlerce farklı dilin kullanılması ve kullanıcıların da her geçen yıl kendi dilinde sesli arama yapmaya biraz daha fazla eğilim göstermesi, bu kadar fazla dilde etkin biçimde arama sonuçlarına yanıt verebilecek bir algoritmanın geliştirilmesinin oldukça uzun süreceği. Ancak bu güncellemede bu uzun sürecin ilk adımını oluşturarak, bugünden itibaren arama alışkanlıklarının değişimine uyum sağlamayı amaçlıyor.

Algoritmanın etkinliği ve bu etkinliğin hangi yüzdelerle arama sonuçlarına etki edeceğini hep birlikte görecek olsak da, ilk günden itibaren Google tarafından paylaşılan bilgiler SEO ile uzaktan yakından ilgisi olan herkese artık yepyeni bir döneme geçildiğini gösteriyor. Google Plus hesaplarının yönetiminin gelecekte daha da önem kazanacağına garanti gözüyle bakılabileceğinden, henüz hala bir Google Plus hesabı olmayanların biran önce bir tane edinmesinde ve hesabını etkin bir şekilde kullanmayan kolları sıvamasında fayda var. Ayrıca sosyal medya araçlarının geribildirim (feedback) hedefiyle doğru biçimde kullanılmaması halinde, web sitesinin geleceğin dijital dünyasında Google sorgularında üst sıralarda yer alarak geniş kitlelere hitap edebilmesinin de mümkün olmadığı görülüyor. Bunun için gerek SEO çalışmalarının gerekse de dijital pazarlama stratejilerinin odağına, mutlaka sosyal medyanın doğru şekilde yönetilmesinin yerleştirilmesi gerekmekte.

seo görsel

SEO Nedir ?

seo görselSEO, en. Search Engine Optimization baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Türkçesi Arama Motoru Optimizasyonu’dur.

SEO, bir web sitesini arama motoru dostu (kullanıcı dostu) haline getirmek adına yapılan site içi ve site dışı işlemlerin tümünü kapsamaktadır. Arama motoru optimizasyonu işi bol bol araştırma, tecrübe ve istikrar gerektiren bir iştir. Günümüzde çoğu kişi tarafından mantığı kavranamamıştır. Açılımından olsa gerek, SEO’nun arama motorları için yapıldığı zannedilmektedir, arama motoru optimizasyonu öncelikle internet kullanıcıları için yapılır, bu başarılı geliştirmelerin sonucu olarak arama motorlarında web sitesi iyi yerlere gelir.

Bu konuyu arama motorlarının mantığını düşünerek daha iyi anlayabilirsiniz. Empati kurmak sosyal hayatta çok işe yaradığı gibi internet dünyasında da çok işimize yarar. Şöyle ki; diyelim ki bir arama motoru siteniz var. Hadi biraz uçalım, Google’ın sahibi sizsiniz! Tüm internet sitelerini indexleyebiliyor ve kendi ziyaretçilerinize anlık olarak sunabiliyorsunuz.
Para kazanmanız için tek yapmanız gereken kendi kullanıcılarınızın sorgularına karşılık olarak en iyi sonuçları getirmek.

Eğer siz kendi kullanıcılarınızın yaptıkları arama sorguları karşılığında boş, kötü tasarımlı, bol bol reklamlı, herhangi bir bilgi içermeyen, virüslü ya da kötü niyetli web sitelerini getirirseniz, çok kısa sürede kendi kullanıcılarınızı (müşterilerinizi) kaybedersiniz.

Şu sorunun cevabını verebiliyorsanız, SEO konusunda neye ihtiyacınız olduğunu da bilebilirsiniz.

İnsanlar neden internette bir şeyler arar ?

Bu sorunun cevabını verirken kendinizden başlayın.

Açıkçası kendi yaptığımız aramaları düşününce, en çok bilgiye ulaşmak için arama gerçekleştirdiğimi fark ediyorum. Gerçekten de internet kullanıcılarının geneline baktığımızda arama motorlarının kullanılma sebebinin en başında bu husus geliyor. Tabi bilgiye ulaşmaktan kastımız doğru, güncel bilgi.

İnternet güncel bilgiye ulaşmak adına inanılmaz bir nimet. En son haberlere, güncellemelere saniyesi saniyesine internet aracılığı ile ulaşabiliyoruz. Zaten internetin TV, radyo ya da gazetelerden çok daha etkili olmasının sebebi de güncellemeler için yayın saatini ya da ertesi günü beklemek zorunda kalmamanız.

Bu nedenle başarılı bir web sitesi oluşturmak için başlangıç olarak (bu tüm web siteleri için geçerli), içeriğimizin güncel ve doyurucu olması gerekli.

Tabi elbette internetin kullanım amacı sadece bilgi ihtiyacı değil. Kabul edelim herkes bizim gibi sadece belgesel izlemiyor. İnternet iletişim, eğlence, alışveriş ya da bazen sadece zaman öldürmek maksadı ile de kullanılmakta. Mühim olan web sitesinin hitap ettiği kitlenin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak.

İşte SEO’nun konusu da web sitesinin hitap ettiği kitleden ibaret. Denklemimiz çok basit, Mutlu Kullanıcı = Bol Kazanç.

Buraya kadar işin mantık kısmı idi, bundan sonrası ise SEO’nun mutfağı ile alakalı. Bilirsiniz insanları mutlu etmek zordur.

Tüm arama motorlarının kullanıcıların arama sorgularına karşılık olarak gösterdiği siteleri sıralamak adına kullandığı kendilerine özgü algoritmaları vardır. Bu algoritmalar yüzlerce farklı metriğin bir araya gelmesi ile oluşturulur. Örneğin sitenize gelen backlinkler, sitenizin içeriği, sitenizin yapısı, sosyal medyadaki aktifliğiniz… Tümünü ne yazık ki bilmiyoruz, algoritmalardaki metrikler kötüye kullanımı önlemek adına gizli tutulmakta.

Bundan sonra, SEO’yu Başlangıç, Orta ve İleri Seviye olarak gruplandırıp, tüm detaylarını ele alacağız.